(818 S. K. m. 213)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.10.1996 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 20.5.2004 günlü hükmün Yargıtay'ca, duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 7.6.2004 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Av. Mustafa Sözen geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı dayanağı 7.12.1959 tarihli ve 9356 sayılı Antalya 1. Noterliğince resen düzenlenen sözleşme olup, düzenleme biçiminde yapıldığı ve o tarihte aslına uygun noter onayını taşıdığı anlaşılmaktadır. Davanın açıldığı tarihte dava ekinde sunulan bu belgenin sahteliği hususunda herhangi bir itiraz ileri sürülmemiş, sadece zamanaşımı defi ile hukuki sonuç doğurmayacağı ileri sürülmüştür. Bu belgenin noterlik arşivinin harabiyeti nedeniyle oradan getirilememiş olması sahte olduğunu kabule yeterli değildir. Davalı yanın sahtelik iddiası belgenin onaylı aslı karşısında dinlenemez.
Hal böyle olunca taraflarca sunulan ve dosyaya toplanan tüm deliller ile iddia ve savunma hakkında hukuki bir sonuca varmak gerekecektir. Satışa konu parsellerin sözleşme alıcıları Ayşe Ünal ile Gülsüm Ünal'ın elinde bulunmaları karşısında aktin ifasının geç istenmesine ilişkin zamanaşımının define de değer verilemez. Teslimi yapmış bulunan satıcı mirasçılarının zamanaşımının defileri yeni Medeni Yasanın 2. maddesi ile bağdaşmaz. Satışa konu 20, 279, 321 ve 402 parsellerin tapu sicilindeki kayıtlarına göre malikleri Bekir oğlu Ahmet mirasçıları şeklinde sicile yansımıştır. Bekir oğlu Ahmet'in mirasçıları veraset ilamı ile belirlenip, bu belge tapu siciline sunulduğunda mirasçı olarak tespit edilenlerin tümü taşınmazların maliki durumuna doğrudan geçerler. Dosyaya sunulan Antalya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinden verilme 14.5.1987 tarih ve 1987/515-599 sayılı veraset ilamına göre muris Kel Bekir oğlu Ahmet 1320 tarihinden önce ölmüştür. Bu tarih 743 sayılı Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girdiği zamandan çok önceki bir tarihi taşımakla dip muris Bekir oğlu Ahmet'in bir altsoyunu teşkil eden mirasçılarına göre mirası müşterek mülkiyet hükümlerine tabidir. Müşterek mülkiyette paydaşların tasarrufları birbirlerinden bağımsız olup, payın üçüncü kişiye temlikini içeren sözleşmeler de derhal hukuki sonuç doğururlar. Satış vaadi sözleşmesinde satıcı yan olarak yer alan Mehmet Kuru dip muris Bekir oğlu Ahmet'in kızı olan Emine'nin çocuğudur. Eldeki veraset ilamı kapsamına göre de Emine'nin mirası, yegane mirasçısı olan Mehmet Kuru'ya intikal etmiştir.
Şu hale göre satış vaadine konu satılan pay müşterek mülkiyet esasına göre oluşmuş bir pay olmakla, derhal hukuki sonuç doğuracak bir temlikin varlığı yadsınamaz. Dosyada bulunan tüm deliller mahkemesince değerlendirilerek esasa ilişkin bir hüküm kurulması gerekirken sözleşmenin aslının elde edilememesi ve satıcı tarafta iştirakin çözülmemesinden bahisle davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatıran iadesine, 400 YTL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, 07.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy