(743 S. K. m. 612) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.1.2001 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, birleştirilen davalarda ise satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali, tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen 29.1.2004 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili ile birleşen davanın davacıları vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 26.10.2004 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Av. A. B. ve Av. C. G. ile karşı taraftan R. B. vd. vekili Av. A. T. ile davacılar M. N. B. vd. vekili Y. T. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Eksiklik nedeniyle dosyanın mahalline geri çevrilmesinden ve eksiklik ikmal edilerek dosyanın Dairemize iade edilmesinden sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar M. N. B. ve N. M. A., kardeşleri Ö. L. L. ve N. L. mirasçılarını dava ederek miras bırakan babaları M. L.'nün sağlığında 1700 dönümlük çiftlik arazisini evlatları arasında taksim ettiğini ve kendileri dışındaki diğer kardeşlerini hisselerini tapudan devrettiğini, miras bırakan babalarının kendilerine devredilmesi gereken hisseyi devredemeden ölmesi nedeniyle ölümünden sonra noterde 1.4.1963 tarihinde düzenlenen
Birleştirilen davalarda ise, O. V., R. B., H. S., Ö. L. L. ve N. L. mirasçılarını dava ederek Ö. L. ve N. L.'nün 50 parsel sayılı taşınmazdaki miras hisselerini noterde 26.1.1982 tarihinde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile kendilerine sattıklarını, yine Hasan Kavas, aynı satış vaadi sözleşmesi ile M. A.'a satılan hisseyi noterde 18.1.1984 tarihinde düzenlenen sözleşme ile temlik aldığını ileri sürerek tapu iptali ve pay tescili istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne, birleştirilen davanın ise reddine karar verilmiş; hükmü davalı Ö. L. ve N. L. mirasçıları vekili ile birleştirilen davanın davacıları O. V., R. B., H.S. ve H. K.vekili temyiz etmiştir.
1- Tarafların miras bırakanı M. L. mirasçılarından Y. L.ve G. L.dışındaki Ö. L., N., M. N., N. M. ile R. L.'nün kendi adına asaleten kızı B.'ya velayeten katılarak noterlikçe resen düzenlenen 7.1.1961 tarihli sözleşme aynı taraflarca 1.4.1963 tarihinde noterde resen düzenlenen sözleşme ile hükümden düşürülmüş ise de, 1.4.1963 tarihli sözleşme hükümlerini ifade eder biçimde ayaktadır. Sözleşmenin başlık kısmında
2- Birleştirilen davanın davacılarının dayanak satış vaadi sözleşmeleri 1.4.1963 tarihli sözleşmeden sonra düzenlendiği, satış vaadinde bulunan Ö. L. ve N. L.'nün çekişmeli taşınmazındaki miras haklarını davacılara devrettikleri ve bu taşınmazda hukuken hakları kalmadığından birleştirilen davaların da reddi doğrudur.
3- Ne var ki; ilam harcının çekişmeli taşınmazda davacılar adına tesciline karar verilen 176/560 paya isabet eden taşınmaz değeri üzerinden hesap edilmesi gerekirken taşınmazın tamamının değeri üzerinden harca hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, keşif giderleri de birleştirilen davanın davacıları tarafından yatırıldığı halde bu giderlerin davacılar tarafından yapılmış gibi davalılardan tahsiline karar verilmesi doğru değildir. Bu yön bozma nedeni ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK. nun 438/VII. Maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalılar vekilinin 2. bentte yazılı nedenlerle birleşen davanın davacıları vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 3. bent uyarınca temyiz olunun kararın hüküm fıkrasının 4. fıkrasında