(4721 S. K. m. 883)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.9.2003 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; konusu bulunmayan davanın reddine dair verilen 17.2.2004 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili 30.9.2003 tarihli dilekçesi ile 79 sayılı parselde; yanlışlıkla 3 numaralı bölüm üzerinde konulduğu belirtilip, davalı Tapu Sicil Müdürlüğünce 19.6.2003 tarihinde maliki olduğu 6 numaralı bölüm üzerine aktarılıp konulan diğer davalı kooperatif lehine olan 26.4.1985 tarihli 1.000.000 TL bedelli ipoteğin, inşaatın bitirilip geçici kabul yapılmasına kadar teminat olarak gösterilen bir ipotek olup, inşaatın bitirilip teslim edildiği bu nedenle konusuz kaldığı, lehine ipotek verilen davalı kooperatifinde 13.3.1990 tarihinde verilen fesih ve tasfiye kararı ile 1.8.1991 tarihinde tasfiyesinin tamamlandığı unvanı ve işletme kaydının Ticaret Sicil Memurluğundan silindiğini belirtip, konusu kalmayan teminat ipoteğinin tapu sicilinden silinmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili takdiri mahkemeye bırakmış, mahkemece Ticaret Sicilinden silinen davalı kooperatife tebligat çıkartılamadığı ancak; gelen tapu kaydı üzerinde ipotek bulunmadığından konusu kalmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili ve davalı Hazine vekili ayrı ayrı kararı temyiz etmişlerdir.
Dava ipoteğin terkini istemine ilişkindir. Kurul olarak alacak sona erdiği halde alacaklı terkin taahhüdüne rağmen terkin talebinde bulunmazsa taşınmaz maliki ipoteğin silinmesini dava yolu ile isteyebilir.
Dairemizce getirtilip incelenen davacı adına kayıtlı 6 numaralı bağımsız bölüm üzerinde nizalı ipoteğin davalı kooperatif adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece tapu kaydı getirtilip incelenmeden verilen karar yanlıştır. Bu nedenle davada öncelikle taraf teşkilinin yerine getirilmesi gerekir.
Ticaret ortaklıkları gibi kooperatifin de tüzel kişiliği bulunmaktadır. Kooperatifin tüzel kişiliği, ticaret sicilinden terkini silinmesi ile bu tüzel kişilik sonar erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için de, tasfiye işlemlerinin noksansız tamamlanması gerekir. Eğer, tasfiye işlemleri gerçek olarak tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar noksan bırakılmış ise tüzel kişilik ticaret sicilinden terkin edilse bile, kooperatifin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır.
Bu itibarla, dosya içerisinde bulunan ve daha önce 3 numaralı bölüm maliki tarafından açılan 2003/709-1580 sayılı dosya içerisinde, Ticaret Sicil Memurluğunca 12.5.2003 tarih 39060 sayılı yazıda davalı kooperatifin fesih ve tasfiyesinin tamamlanıp ticaret sicilinden silindiği şeklindeki yazı ile yine aynı Ticaret Sicil Müdürlüğünün 9.7.2003 tarihli davalı Taşkent Konut Yapı Kooperatifinin fesih ve tasfiyesine rastlanmadığı şeklindeki cevabi yazılar arasındaki çelişki, mahkemece araştırılıp giderilerek, eğer kooperatif ticaret sicilinden terkin edilmemiş ise Tüzel Kişilik olarak taraf ehliyeti olduğundan usulüne uygun tebligat yapılarak davalı kooperatifin huzuru ile davanın esasına girilmesi, gerekir. Eğer kooperatifin tasfiyesi yapılmış ise davacı vekiline uygun süre verilerek, tasfiye işlemleri ve ortaklarla ilişkileri tam olarak sona ermediği için kooperatifin tüzel kişiliğinin yeniden ihyası hakkında tasfiye kurulu ile ticaret siciline, husumet tevcihi suretiyle dava açmasının sağlanması ve dava açıldığı takdirde, bu davanın sonucunun beklenmesi, kooperatif tüzel kişiliğinin yeniden ihyası halinde, bu tüzel kişiliğin huzuru ile ipoteğin terkini davasının görülmesi ve taraf delilleri toplanarak neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tesis edilen hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 21.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy