(2981 S. K. m. 13) (3194 S. K m. 18)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.1.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 2.12.2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davacının tüm davalının diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 4.12.1996 T.ve 1996/763-864 sayılı kararında belirtildiği üzere, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi değildir. Tapu tahsis belgesi sadece belge sahibinin fiili kullanmasını belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin varlığı da mutlaka adına tahsis yapılan kişiye tescil olanağı sağlamaz. Tahsis kapsamındaki bir yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için öncelikle hukuken geçerli bir tahsis belgesinin varlığı gerekir. Olayda; İdare Mahkemesinin kararı ile bu unsurun gerçekleştiği sabittir. Bundan ayrı tahsise konu yerde 3194 Sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca imar planı veya 3290 Sayılı Yasa ile değişik 2981 Sayılı Yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması zorunludur.
Her ne kadar Üsküdar Belediye Başkanlığı'nın 9.1.2003 günlü yazısında o bölgede imar planı yapıldığından ve dava konusu taşınmazın konut alanında kaldığından sözedilmiş ise de; bilirkişilerce düzenlenen 24.4.2003 günlü rapor ile 31.12.2003 günlü raporda, çekişmeli parselin kadastro parseli olduğu, burada ıslah-imar planı uygulaması yapılmadığı vurgulanmıştır. Şu hali ile belediyenin verdiği yanıt ve bilirkişilerin saptaması 3194 Sayılı Yasanın 18. maddesince imar planı ve 2981 Sayılı Yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılıp yapılmadığı konularında kuşku yaratmaktadır.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; yetkili merci olan Belediye'den tahsise konu yerde 3194 Saydı Yasanın 18. maddesi uyarınca veya 3290 Sayılı Yasa ile değişik 2981 Sayılı Yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılıp yapılmadığı sorulup, yeterli açıklıkta saptamak, bu husus gerçekleşmiş ise davayı şimdiki gibi kabul etmek aksi halde tahsise dayalı tescil koşulu gerçekleşmeyeceğinden reddetmek olmalıdır. Bu yönün gözetilmemiş olması bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte yazılı nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının yatırana geri verilmesine, 31.5.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy