(4721 S. K. m. 747)
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 25.10.1999 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.1.2004 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Mevlit Bursalı ile Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
1- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalılardan Mevlit Bursalı ile Hazinenin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 747 (önceki Medeni Kanunu'nun 671.) maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine mutlak geçit ihtiyaç veya geçit yoksunluğu, ikincisine de nispi geçit ihtiyacı ya da geçit yetersizliği denilmektedir.
Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliğine uygun atanacak bilirkişiler aracılığı ile objektif kriterler esas alınarak belirlenmelidir. Saptanacak bedel hükümden önce depo ettirilmeli, şayet dava tarihi ile hüküm tarihi arasında taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş ve bu sürede de geçit için öngörülen bedel davanın daha başında belirlenmişse, bu bedelin ödenmesine karar verilmesi halinde, mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olunacağı durumlarda hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak davranışları önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır.
Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır.
Somut olaya gelince, Dava 25.10.1999 tarihinde açılmış geçit bedeli de dava tarihine göre saptanmıştır. Oysa yukarıda söylendiği gibi dava tarihi ile hüküm tarihi arasında taşınmaz değerinde önemli artış yaratacak süre geçmiş ise bu bedelin hüküm tarihine yakın gün gözetilerek belirlenmesi gerektiği gibi davanın niteliği gereği yargılama giderleri de davacı üzerinde bırakılmalıdır. Mahkemece bu yön göz ardı edilerek dava tarihindeki geçit bedelinin depo ettirilmesi doğru olmadığı gibi yargılama giderlerinin de davalılardan tahsiline karar verilmesi doğru görülmediğinden hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1 bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2. bent uyarınca davalı Mevlüt Bursalı ile davalı Hazine yararına BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 15.2.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy