(4721 S. K. m. 6, 683)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.5.2003 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukuku gereğince taşınmazın ahır olarak kullanılmasının önlenmesi istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.12.2004 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava komşuluk hukukuna dayalı elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Davanın kabulüne ilişkin hüküm Dairemizin 26.1.2004 günlü ilamında yazılan nedenlerle bozulmuş, bu ilamda çekişmenin konunun uzmanı olan kişilerden oluşturulacak bilirkişilerle incelenmesi gereğine değinilmiştir. Bozma ilamına uyulunca uyulan taraf yararına usulü kazanılmış hak meydana geleceğinden kazanılmış hak kuralının ihlali olanaklı değildir. Çekişmenin giderilmesi ancak ilamda yazılı eksikliklerin yerine getirilmesi ile mümkün olur. Hükmün Yargıtay'ca bozulması Medeni Kanunun 6. maddesinde düzenlenen genel ispat yükünün davalıya dönmesini gerektirmez. Çünkü anılan bu hüküm uyarınca Kanunun ayrık düzenleme yapmadığı herhalde taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispat ile yükümlüdür. Davacı somut olayda davalının beslediği hayvanların çıkardığı gürültü sıvı ve katı atıkları nedeniyle zararlandığını ileri sürdüğüne göre bu olgunun varlığını bozma ilamı uyarınca ispat etmek davalıya değil, davacıya düşer. Mahkemece anlatılan bu durum gözden kaçırılarak davalının kesin süreye uymadığından ve bu suretle yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırmaktan sarfı nazar ettiğinden söz edilerek dava yazılı şekilde kabul edildiğinden karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün davalı yararına BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 11.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy