(818 S. K. m. 61)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.1.2001 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 7.12.2004 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı M. Turan tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1- Davacı, davalıyla paydaş bulunduğu 279 ada 5 parsel sayılı taşınmaz üzerine yapılan binanın büyük bir bölümünün kendi emek ve masrafıyla yapıldığını, davalının payını aşar şekilde taşınmaza değer kattığını bildirerek davalı payından 1/6 payın iptali ile adına tescilini, olmadığı takdirde yarı payı aşar şekilde kattığı değerin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacı tarafından ortak arsa üzerine yapılan binada payı aşar miktardaki emek ve masraf katkısının tanıkla ispat edilemeyeceği ve yazılı delil ile kanıtlanacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacının istemi, öncelikle katkının davalı payına yansıtılarak oradan bir miktar payın iptali ile adına tescili istemidir. Ortak mülkiyette tapuda pay değişimini sağlar nitelikte işlemin yapılması için temlik içerir resmi bir belgenin bulunması gerekir. Böyle bir irade açıklamasına dayanılmadığına göre, davacının davalı payından bir miktarının kendi adına tescili istemi yerinde görülmemiş, hükmün iptal ve tescile ilişkin bölümünde hukuka aykırı bir yön bulunmadığından bu yöne ilişkin davacı temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dosyaya getirtilen tapu kaydına göre taraflar paydaştırlar. Bu taşınmazın arsa olduğu ve üzerine bir binanın da yapılı bulunduğu toplanan deliller ile belirlenmiştir. Davacının istemi fiili olgulara dayanmaktadır. Binanın bulunması ortak yapılı olduğuna karine ise de, davacı taraf taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkına sahip olduğuna göre, taşınmazın değerini arttırır işlemler yapması ve bu cümleden olarak mevcut binaya emek ve masrafıyla kat ilave etmesi takdiri deliller ile de kanıtlanabilir olduğundan, iddia edilen konuda belge bulunmadığından söz edilerek davanın tazminata ilişkin bölümünün de reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 1 numaralı bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıran iadesine, 14.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy