(4721 S. K. m. 683)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 1.7.2004 tarihinde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 2.2.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir. Davacı, davalının müşterek sınır çizgisine dikmiş olduğu iğde ağaçlarının gölge yaparak bahçesine zarar verdiğini, bu sebeple bahçesinde sebze yetişmediğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ağaçların kesilmesini istemiştir.
Dosya içindeki bilirkişi raporu ve ekindeki krokiye göre davalının 16 numaralı parselinde yetiştirdiği iğde ağaçlarının müşterek sınırda değil kendi çapı içinde kaldığı anlaşılmaktadır. Söz konusu ağaçların davacı taşınmazına doğru uzayan ve gölge yapan dallarının bu dava açıldıktan sonra ancak hükümden önce davacı tarafından kesildiği, bilirkişi raporunda iğde ağaçlarının davacının parsellerinin batısında olup, güneşin doğuş ve batış istikameti gözönüne alındığında ikindi saatlerinden sonra gölgeleme yapabileceği, bunun da davacıya ekonomik açıdan bir zarar vermeyeceği belirtilmiştir. Mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek davalının, davacı komşusunu olumsuz etkileyecek taşkın bir davranışının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı hükmü temyize getirmiştir.
Dava devam ederken bazı hallerde konusuz kalabilir. Davanın konusuz kalması halinde artık dava hakkında yargılama yapılmasına ve hüküm verilmesine gerek kalmaz. Yukarda belirtildiği üzere bu dava açıldıktan sonra ancak hüküm gününden önce davacının taşınmazına gölge yaparak zarar verdiği ileri sürülen davalı parselindeki iğde ağaçlarının dalları davacı tarafından kesildiğinden artık dava konusuz kalmıştır. Mahkemece bu halde dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir.
Davanın konusuz kalması halinde, mahkemece yargılamaya devam edilerek dava açıldığı tarihte hangi tarafın haksız olduğu (dava açılmasına sebebiyet verdiği) tespit edilerek o tarafın yargılama giderlerine (bu arada vekalet ücretine de) mahkum edilmesi gerekir. Buna rağmen dava konusuz kaldığı durumda mahkemece dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken davanın esastan reddi ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde yatırana iadesine, 06.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy