(4721 S. K. m. 723)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı ve dahili davalı aleyhine, davalılar vekili tarafından davacı aleyhine 16.12.2003 ve 23.2.2004 gününde verilen dilekçeler ile temliken tescil ıslahla mülkiyetin tesbiti ve kullanım hakkının tapuya tescili, birleşen davada, binanın tazmin karşılığında davacılar adına tapuya tescili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne dair verilen 31.1.2005 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı A. Arslan vekili ve davalı ve davacı M.-H. Arat vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı A. Arslan vekili 16.12.2003 tarihli dilekçesi ile 2294 parsel sayılı 13925 metrekare tarla cinsli, davalı M. Arat adına 1/2 hisse ile kayıtlı taşınmazdan 300 metrekarelik bölümü 10 milyon TL bedel ile 2.12.1992 tarihli adi yazılı satış senedi ile satın ve teslim alınıp üzerine ev yaptığını beyan ile Medeni Kanunun 724. maddesi gereğince temliken tescil isteminde bulunmuş, taşınmazın diğer yarı pay maliki H. Arat'ı davaya dahil etmiş ve 29.12.2004 tarihli ıslah dilekçesi ile belediye cevabına göre ifraz imkanı olmadığı nedeni ile mülkiyetin tesbiti ve kullanım hakkı olarak tapu siciline tescilini istemiştir.
2004/45 Esas sayılı dosyada karı koca olan davacılar M. ve H. Arat vekili 23.2.2004 tarihli dilekçesi ile davalı A. Arslan tarafından adlarına tapuda kayıtlı 2294 parsel sayılı taşınmaz üzerine inşa edilen binanın uygun bir tazminat karşılığında temliken tescilini istemiştir.
Mahkemece her iki dava 11.3.2004 tarihinde birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, asıl davanın kısmen kabulü ile davaya konu 2294 sayılı parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan ev mülkiyetinin davacı A.Arslan'a ait olduğunun tesbitine, kullanım hakkı olarak tapu siciline tescil isteminin reddine, birleşen 2004/45 Esas sayılı dosyadaki davanın kabulü ile davaya konu 2294 parsel içerisinde bulunan davalı A. Arslan'a ait bina mülkiyet hakkının 25.748.900.000 TL bedel karşılığında ve bedelin davalı tarafa ödenmesi halinde davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Karar davacı ve birleşen dosyanın davalısı A. Arslan ve davalılar ve birleşen dosyanın davacıları M. ve H. Arat vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davacı A.'nin ve birleştirilen dosyanın davacıları M. ve H.'nin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
M. ve H. birleştirilen davada tapu ile malik oldukları 2294 parselin belli bir bölümünde davalı Ali'nin bina yaptığını uygun bir tazminat karşılığı binanın temliken adlarına tescilini istemiştir. HUMK. nun 76. maddesi hükmünce bir davada olayları anlatmak taraflara, anlatılan olaylara uygulanacak yasa hükümlerini bulmak görevi de Hakime ait bir görevdir.
Birleştirilen davada istemin dayanağı Türk Medeni Kanunun 723. maddesidir. Gerçekten bu hüküm uyarınca iyi niyetli olmayan arazi malikinin malzeme sahibinin uğradığı zararların tamamını tazmin etmesi gerekir. Olayda davalı A. Arslan'a yapılan temlik geçersiz de olsa satış yoluyla yapıldığından davalı Ali iyi niyetli yapıyı yaptıran olup arazi malikleri ise iyi niyetli değildir. Diğer taraftan açtıkları bu davada M. ve H. Arat 2294 parseli üzerindeki binanın davalı A. tarafından yapıldığını kabul ederek dava açtıklarından artık A.Arslan'ın mülkiyet tesbiti istemi ile açtığı davada hukuki yararı yoktur. Bu nedenle A. Arslan tarafından açılan dava hukuki yararı yokluğundan reddolunmalıdır. Türk Medeni Kanununun 684. maddesince de bütünleyici parçalar Bina arzın mülkiyetine tabi olduğundan ve arza Hatice ve Mehmet malik bulunduğundan, malik oldukları taşınmazın ayrıca ve mükerrer tapuya neden olacak şekilde bu kişiler adına tescili de doğru olmamıştır.
Eski Medeni Kanunun 649 ve yeni Medeni Kanununun 723. maddesi hükmüne göre malzeme sökülüp alınmazsa arazi maliki, malzeme sahibine uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür. Yapıyı yaptıran arazi maliki iyi niyetli değilse hakim, malzeme sahibinin uğradığı zararın tamamının tazmin edilmesine karar verebilir. Dosyada toplanan delillere göre birleşen davanın davalısı A.tarafından yapılan binanın iyi niyete dayandığı ve yıkımda da aşırı zarar doğacağının tesbit edilmiş olması nedeniyle, Medeni Kanunun 723. maddesi gözetilmek suretiyle kaim bedel üzerinden yapının temellüküne ayrıca davalı A. tarafından davacılara ödenen harici satış bedelinin güncelleştirilerek davalı A.'ye ödenmesine davacıların rıza gösterip göstermediğinin sorulması, temellüke muvafakat edildiği takdirde bina sahibi yararına hapis hakkı tanımak suretiyle davalı A.'nin müdahalesinin önlenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 28.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy