(818 S. K. m. 18)
Taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesi ve muvazaa iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarda tarih ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 1.2.2005 tarih ve 2004/8691-2005/352 s. ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Süresi içerisinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, satış vaadi sözleşmesine ve muvazaaya dayanılarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ait olup, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne dair karar davalı Hatice tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda dava konusu taşınmaz elbirliği mülkiyet rejimine tabidir. Satış vaadi sözleşmesi iştirakli paydaşlar arasında yapılmamıştır. Davacı iştirakli paydaş bulunmadığından.... tescil talebinde bulunulamaz... ifa olanağı paylı mülkiyete geçirildiği anda doğacağından bu aşamada tescil isteminin kabulü doğru değildir. Ancak davacı 11.7.2003 günlü sözleşmeye dayanarak tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkemece kademeli isteğin incelenerek bir hüküm kurulması gerekir gerekçeleri ile hüküm bozulmuştur.
Bozma kararımızdan sonra karar düzeltme isteminde bulunan davacı vekili, dava konusu 63 parselin paylı (müşterek) mülkiyete dönüştüğünü, sözleşmenin ifa olanağının doğduğunu bu yeni duruma göre bozma kararımızın kaldırılarak hükmün bu kez onanmasını istemiştir. Gerçekten davacı vekili tarafından karar düzeltme dilekçesine eklenen 3.3.2005 gün ve Tapu Sicil Müdürü Hayrettin Bayır imzalı tapu kayıt suretinde 63 parselin 19.1.2005 gününde paylı mülkiyete dönüştüğü ve davalı Hatice'ye 6/32 pay verildiği anlaşılmaktadır. İştirak çözülüp, satışa konu pay belli hale geldiğine göre, yani sözleşmenin ifa kabiliyeti doğduğuna göre artık bu aşamada davacının tescil istemini değerlendirmeye almak ve tescile karar vermek gerekir. Nitekim Mahkeme de 10.6.2004 günlü kararında davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak satışa konu 63 parselde davalı Kemal Perçin kendi miras hak ve hissesini davacıya satma vaadinde bulunmuş, bu miras hissesini daha sonra kardeşi sair davalı Hatice Yılmaz adına tapudan temlik etmiştir.
Davalı Hatice Yılmaz'ın miras payı satışa ve davaya konu değildir. Mahkemece davalı Hatice Yılmaz'ın yalnızca kardeşi Kemal'den temlik aldığı payın iptal edilmesine karar vermek gerekir iken Hatice'nin kendisine ilişkin payının da iptali ve tesciline karar verilmesi doğru değildir.
Bu sebeple davaya konu tapu kaydı merciinden getirtilerek ve yalnızca satıcı Kemal Perçin'in hissesi davaya konu olduğu dikkate alınarak bir sonuca ulaşmak üzere, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile hükmün bu kez yukarda belirtilen sebeplerle yeniden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 1.2.2005 gün 2004/8691 E. 2005/392 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, Mahkeme kararının bu kez yukarda belirtilen sebeplerle BOZULMASINA, 08.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy