(4721 S. K. m. 3, 747)
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 1.7.2003 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.7.2004 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. (Önceki Medeni Kanunun 671.) maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Ülkemizde arazi sözleşmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir.
Davacı 1 numaralı parsel sayılı taşınmaz maliki olup dosyada bulunan 14.1.2004 tarihli kadastro teknisyeni C. M. tarafından düzenlenen 235 ada 1 numaralı parselin batı ve güneyinin yol olduğu, keza mahkemece mahallinde yapılan keşifte yine bilirkişi tarafından düzenlenen 14.5.2004 tarihli krokide de aynı durumun tespit edildiği, esasen 13.5.2004 tarihli keşif zabtında davacının imzasıyla onayladığı beyanında da taşınmazının önünden yol geçtiğini kabul etmesine göre Medeni Kanunun 747. maddesinde öngörülen mutlak ya da nispi geçit ihtiyacından bahsedilemez. Diğer taraftan, malik taşınmazı üzerine bina inşa ederken geçit durumunu hesaba katması gerekir. Taşınmazın tamamına bina inşa edip sonra komşudan geçit hakkı verilmesini talep etmek hüsnüniyet kuralları ile bağdaşmaz.
Kabule göre de geçit hakkı kurulması istenen taşınmaz tapulama harici bırakılan tapuda kayıtlı olmayan yerlerden olup bu tür taşınmaz üzerinde geçit hakkı kurulması mümkün olmadığından davanın reddi gerekirken yazılı gerekçeyle geçit hakkı kurulması doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23.6.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy