(818 S. K. m. 270) (213 S. K. m. 272, 327) (1086 S. K. m. 275, 283, 284)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.8.1999 gününde verilen dilekçe ile hasılat kira sözleşmesinden kaynaklanan alacak istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.12.2004 günlü hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi, davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 27.9.2005 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı Hilton İnternational vekili Av. Şelale Kartal ile karşı taraftan T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü vekilleri Av. Türkan Salon, Av. Ergül Fırat geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, düzenlemesi Borçlar Kanunu'nun 270 ve devamı maddelerinde yapılan 9.8.1951 tarihli asıl ve birden fazla ek sözleşmelerle kararlaştırılmış hasılat kirası ilişkisinden kaynaklanmaktadır.
Hasılat kirası sözleşmesi ile; kiralayan hasılat veren bir mal veya hakkı kullanmak yada işletmek üzere kiracıya bırakır, buna karşılık da kiracı kiralayana kira parası ödemeyi yada işletme gelirinden bir pay vermeyi borçlanır.
Somut olayda; davacı kiralayan, davalı ise kiracıdır.
Davada, taraflar arasındaki 9.8.1951 günlü hasılat kira sözleşmesinin en son 17.3.1993 tarihinde yenilendiğini iddia eden davacı kiralayan, 1994-1995 ve 1996 yıllarında yapılan muhasebeleştirmenin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 272 ve 327. maddelerine aykırı olduğunu, yanlar arasındaki 17.3.1993 günlü sözleşmenin 4. maddesinin (d) fıkrasında yapılacak yatırımlarla ilgili giderlerin otel gelirlerinden karşılanarak işletmenin özel maliyet hesabına alınıp, itfa edileceği, otel gelirlerinden paylaşım öncesi miktarın anlaşılması gerektiği hükmü yer aldığı halde özel maliyet bedelinin kira sözleşmesine göre eşit yüzdelerle itfa edilmeksizin işlem yapıldığını, diğer yandan her hangi bir vergi ödemesinden Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü sorumlu değil iken net aktif vergisinin de yanılgı sonucu kira alacağından düşüldüğünü belirterek 1994-1995 ve 1996 yıllarında sandığa isabet etmesi gereken %84 oranındaki kira parası alacağı nedeniyle 793.590.812.700 TL 1994-1995 yılı net aktif vergisi sebebiyle de 1.434.812.340 TL olmak üzere toplam 795.025.625.040 TL alacaklarının faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; taraflar arasında hasılat kira sözleşmesi bulunduğunu, 17.3.1993 tarihli yenileme sözleşmesi ile kira süresinin 31.12.2015 tarihine kadar uzatıldığını, sözleşme uyarınca kiralayana ödenecek payın bir evvelki mali yıla ait gayri safi karın % 84'ü olduğunu, 17.3.1993 günlü sözleşmenin 4. maddesinde, tarafların otel işletmesinin modernizasyonu ve otelin standart ve seviyesinin korunması için azami 21.700.000 ABD Doları tutarında bir proje konusunda anlaştıklarını bu giderlerin tamir bakım ve demirbaş yenileme kalemlerinden ibaret olduğunu, özel maliyet kalemleri için 1997 yılından başlayarak harcama yapıldığını, diğer tamir, bakım ve demirbaş ile ilgili olarak 1994, 1995 ve 1996 yıllarında harcama yapıldığını, tamir ve bakım giderleri ile demirbaş giderlerinin tamamının yapıldıkları yıllar giderleri arasında gösterildiğini, özel maliyet kalemi giderlerinin de kira süresine yayıldığını, aslında taraflar arasındaki uyuşmazlığın Vergi Usul Kanunu'nun 272 ve 327. maddelerinin yorumundan kaynaklandığını, yapılan uygulamanın yasaya ve sözleşmeye aykırı olmadığını, net aktif vergisinin düşülmesinde de sözleşmeye aykırılık bulunmadığını belirterek açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, istem iddia doğrultusunda hüküm altına alınmış, kararı kiracı-davalı temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki akdi ilişki 9.8.1951 tarihli hasılat kira sözleşmesi ile Kurulmuş, bu sözleşme birden fazla yenilemeye tabi tutulmuştur. 17.3.1993 tarihli yenileme sözleşmesinin 3. maddesine göre; hasılat kirası bedeli 1.1.1996 tarihi ile 31.12.2005 tarihleri arasında, otelin bir evvelki mali yılana ait gayri safi karın %84'ü olarak hükme bağlanmıştır. Aynı sözleşmenin yürürlük başlığını taşıyan 8. maddesinin 2. fıkrasında ise sözleşmenin 3/a maddesinde belirlenen kar paylaşım oranının 1.1.1993 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanacağı, ancak yetkili mercilerin onayının 30 Haziran 1993 tarihine kadar alınmaması halinde kar hisselerinin 1.1.1993 tarihinden değil onay tarihinden itibaren yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir. Yine taraflar arasındaki 1.1.1976 tarihinde yürürlüğe giren 2.1.1976 günlü sözleşmenin 4. maddesinde davacıya ödenecek hasılat kirasının brüt işletme karının %75'i olarak kararlaştırıldığı görülmektedir. Burada hemen belirtilmelidir ki, hasılat kira bedeli, 17.3.1993 günlü sözleşmenin 3 ve 8. maddesinde belirtilen düzenlemeler dikkate alınarak belirlenmelidir. Tüm raporlarda 1994 ve 1995 yılları hasılat kira bedeli oranını, %84 kabul eden bilirkişi düşüncesi bu nedenle doğru olmamıştır. Gerçekten hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi olanaksız, özellikle çözümünün özel ve teknik bilgi gerektirdiği hallerde HUMK. nun 275. maddesi gereğince bilirkişinin oy ve görüşünün alınması zorunludur. Bu bakımdan mahkemece bilirkişi oy ve görüşüne başvurulmasında yasaya aykırılıktan söz edilemez. Somut uyuşmazlıkta birden fazla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bunlardan 19.1.2001 günlü raporda; uyuşmazlığın yorumu ve davacı alacağı, iddia edilen doğrultuda bulunurken bu rapora itiraz üzerine alınan 30.12.2002 günlü raporda daha faklı bir yoruma gidilmiş, farklı sonuca varılarak davacının hasılat kira alacağı değişik hesaplanmıştır. Raporlar arasında ortaya çıkan aykırılık nedeniyle üçüncü bir bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişiler ayrı ayrı rapor vererek ayrı ayrı sonuca ulaşmıştır. HUMK. nun 283. maddesi hükmünce hakim noksan ve müphem hususlar için bilirkişilerden ek rapor isteyebileceği gibi yasanın 284. maddesinden yararlanarak gerçeğin daha ziyade ortaya çıkarılması için yeni bilirkişi oy ve görüşüne de başvurabilir.
Olayda, mevcut raporlar birbiri ile çelişkili olduğu gibi 30.12.2002 günlü raporu düzenleyen bilirkişi görüşleri de kendi içinde çelişkili olduğundan mevcut yorum ve çelişkileri gidermek üzere yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılması zorunludur. Mahkemenin mevcut çelişkiye rağmen 30.12.2002 günlü rapora dayanarak hüküm kurması açıklanan nedenle doğru olmamıştır.
Davada, davacı kiralayan 1994-1995 ve 1996 yıllarındaki yanlış uygulama nedeni ile meydana gelen hasılat kira parası alacağı ile 1994-1995 yılları net aktif vergisinden kaynaklanan alacağını istemiştir. Yanlar arasındaki 17.3.1993 günlü sözleşme, bu sözleşmenin süre başlıklı 2. maddesine göre 1.1.1996 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. Az yukarıda sözü edildiği üzere 1994 ve 1995 yılları hasılat kirası hesabında uygulanması gereken oran sözleşmenin 8. maddesi gereğince belirlenmeli 1996 yılı için ise % 84 olmalıdır. Mevcut bilirkişi raporlarının tümünde bu oranın gerekçesi açıklanmaksızın % 84 olarak kabulü de sözleşmeye aykırı olmuştur.
Tarafların uyuşmazlığına neden olan 17.3.1993 yenileme tarihli hasılat kira sözleşmesinin 4. maddesinde otelin standart ve seviyesinin korunması için bir yatırım programı uygulaması kararlaştırılmış bu maddenin (c) bendinde; .... yıl içinde yapılan harcamanın otel gelirinin altında kalması halinde kiracının kiralayan hissesine düşen miktarı ödeyeceği ancak harcamalardan kalan tutarın tamamının tarafların anlaşmalarına göre bundan sonraki dönemin yenileme harcamalarında kullanmak üzere ayrı bir hesapta bloke edilebileceği, (d) bendinde; yapılacak yatırımlarla ilgili giderlerin otel gelirlerinden karşılanacağı ve işletmenin özel maliyet hesabına alınarak itfa edileceği, otel gelirlerinden paylaşım öncesi miktarın anlaşılması gerektiği hükme bağlanmıştır.
Diğer yandan kira ile tutulmuş veya işletme hakkı verilmiş yerde kiracının, gayrimenkulde maliyet bedelinin artması durumunda ne gibi muhasebe işlemi yapacağı da 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 272 ve 327. maddelerinde gösterilmiştir. O yüzden yeniden yapılacak bilirkişi incelemesinde yasanın sözü edilen bu hükümlerinin de gözetilmesi, özellikle 272. maddede gösterilen örnek ve bu konudaki uygulama ve doktrinde gösterilmekte olan örneklerden de yararlanarak tamir bakım ile demirbaş harcamaları nitelikleri üzerinde durularak bu harcamaların hangisinin gider hangisinin özel maliyet harcamaları içinde sayılacağı tek tek ayırt edilerek bundan sonra da özel maliyet olarak kabul edilecek harcamaların kira süresine uygun itfa edilmesi, bütün bu işlemlerden sonra davacının hasılat kira alacağının sözleşmelere göre hesaplanması, varsa bunun tutarının gerekçeleri ile birlikte hesaplanıp bulunması, uyuşmazlığın sonucuna uygun hükme bağlanması gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 400 YTL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının yatırana geri verilmesine 27.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy