(4342 S. K. Geç. m. 3)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.12.2003 gününde verilen dilekçe ile meraya elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.12.2004 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, mer'a vasıflı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve bu yer üzerindeki yapıların kal'i istemi ile açılmış, mahkemece dava kabul edilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Dava konusu taşınmaz Didim İlçe merkezine bağlı Kocaharup mevkiinde bulunmaktadır. Davanın açıldığı tarihten sonra 4342 sayılı Kanunun geçici 3. maddesinde 5334 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmış ve geçici 3. maddede Belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde kalan ve 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planları içerisinde yerleşim yeri olarak işgal edilerek mera olarak kullanımı teknik açıdan mümkün olmayan yerlerin ot bedeli alınmaksızın tahsis amacı değiştirilerek Hazine adına tescilleri yapılır. Ancak, bu nitelikteki taşınmazlardan ilgili belediye veya kamu kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş olanların tescilleri bedel talep edilmeksizin aynen devam eder. Bunlar hakkında Hazinece dava açılmaz, açılmış davalardan vazgeçilir. Hazinece bu nitelikteki taşınmazlar hakkında ilgili Belediye veya kamu kurum ve kuruluşları aleyhine açılan davalar sonucunda Hazine adına tesciline veya mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilen, kesinleşen ve henüz tapuda işlemleri yapılmamış olan taşınmazlar hakkında da aynı hüküm uygulanır.
Birinci fıkrada nitelikleri belirtilen taşınmazlardan Hazine adına tescil edilmesi gerekirken doğrudan gerçek ya da özel hukuk tüzel kişilikleri adına tescil edilmiş taşınmazlara ilişkin Hazinece açılan davalardan, taşınmazların emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı üzerinden hesaplanacak bedelin ilgililerce Hazineye ödenmesi kaydıyla vazgeçilir. Bu hüküm, henüz dava açılmamış taşınmazlar hakkında da uygulanır. Evvelce açılan davalarda Hazine adına tesciline veya mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilen ve kesinleşen kararlara konu olan bu nitelikteki taşınmazların tapuları da talep etmeleri halinde aynı esaslara göre önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına devredilir. hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle, mahkemece, öncelikle taşınmazın bulunduğu yerin Belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde ve 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planları içerisinde kalan yerleşim yeri olarak işgal edilen ve artık mera olarak kullanımı mümkün olmayan yerlerden olup olmadığının Didim Belediyesi'nden sorulması, olumlu yanıt alınması halinde yeniden keşif yapılarak ve bilirkişi görüşüne başvurularak uyuşmazlığın yukarda hükmü yazılan 4342 sayılı Mera Kanunu'nun değişik geçici 3. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Bu yön üzerinde durulmadan eksik inceleme ve araştırma ile salt taşınmazın mera niteliğindeki kaydına bakılarak dava kabul edildiğinden karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 23.06.2005 tahinide oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy