(4721 S. K. m. 1027)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 26.5.2003 gününde verilen dilekçe ile tapuda murise ait soyisim ve baba ismi düzeltilmesi istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.4.2005 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Bozma kararına uyulmakla birlikte, bozma gereğinin tam olarak yerine getirilmediği görülmüştür.
Bozma kararımızda açıkça belirtildiği üzere; Davacının soyisim ve baba isminin düzeltilmesini istediği 5/160 müşterek pay sahibi kişinin tapulama tutanağının edinme sebebinde gösterilen intikallere göre, ölü İskender eşi Hasan Kızı Zeyneb Yılmaz olduğu anlaşılmaktadır. Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmiş olması doğru görülmemiştir denilmektedir.
Öte yandan, yine tapulama tutanağının edinme sebebi bölümünde, Hasan oğlu Sadullah ile Hasan oğlu Seyid'in cedlerinden kalarak ve beynelverese taksim suretiyle kullanılmakta iken, 1934 yılında mirasçılar arasında yapılan taksimde taşınmazın 4 hisse itibar edilerek 2 hissesinin Hasan oğlu Sadullah'a 1 hissesinin Hasan oğlu Seyid'in oğlu Hasan çocukları olan Ali ve Seyid'e, 1 hissesinin de yine Seyid'in oğlu Ali'nin çocukları İbrahim ve İskender'e isabet ettiği, sonra da bu kişilerden bazılarının ölmesi ile mirasçılarına kaldığı ve tesbitin buna göre yapıldığı açıklanmaktadır.
Bozmadan sonra dinlenen tanıklar her ne kadar tapuda 5/160 pay sahibi Zeynel Yılmaz'ın gerçekte davacının babası Ahmet oğlu Zeynel Demir olduğunu, davacının annesi Nazire (Samiye) nin babasından gelen payın Nazire (Samiye) yerine eşi ve davacının babası olan Ahmet oğlu Zeynel Demir adına yazıldığını, ancak onunda soyisim ve baba isminin yanlış yazıldığını söylemişler ise de, bu beyanları tutanakta mirasçılar arasında yapılan taksim sonucu davacının annesi Nazire'ye (Samiye) pay verilmemiş olması, esasen bu payın Ali oğlu İskender Yılmaz'a ve onun da ölümü ile mirasçılarına kalıp onlar adına tesbit edilmiş olması karşısında, soyut ve kayıtlara aykırı beyanlardan ibaret kalmaktadır.
İskender Yılmaz'ın Kızılcaşar Köyü 7 haneden getirilen nüfus kayıtlarında İskender'in Hacılar köyü 21 hanede Meliha ile evli olduğu yazılıdır. Nüfus kaydına göre İskender'in 1947 yılında ölmüş olması itibariyle, tapulama tutanağından 1946 yılında öldüğünün yazılması da bu konuda uyum göstermektedir. O halde, İskender Yılmaz'ın Hacılar Köyü 21 hanedeki aile nüfus kayıt tablosu getirilmeli, eşinin ve çocuklarının isimleri denetlenmeli, Zeyneb isimli eşinin olup olmadığı ve kayıtlara göre yok ise, Meliha ile Hasan Kızı Zeyneb'in aynı kişiler olup olmadığı gerek nüfus kayıtları gerekse Kızılcaşar ve Hacılar köylerinde yapılacak Cumhuriyet Savcılığı araştırması ile incelenmelidir. Ayrıca, tapu maliki kişilerden hayatta olanlar var ise, bunlarında tanık olarak beyanları alınıp, kayıtlar ile uygunluğu denetlenerek bir sonuca gidilmelidir. Soyisim ve baba isminin düzeltilmesi istenen kişinin Zeynel değil Zeyneb olduğu, Hasanoğlu değil Hasan kızı olarak yazıldığı da inceleme sırasında gözden kaçırılmamalıdır.
Mülkiyet nakline yol açılmaması yönünden, açıklanan tüm bu hususlar yerine getirilmeden, eksik inceleme ve araştırma sonucu, yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy