(3402 S. K. m. 12, 14)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.4.1998 gününde verilen dilekçe ile vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalılar Cemalettin Aydın, Nihat Aydın ve Murat Aydın hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkında açılan dava sonucunda verilen karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, dair verilen 23.12.2003 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalılardan Sevim Aydın vd. tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, vakıf şerhinin tescili isteğine ilişkindir. Sinop Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/424 esas 1997/247 sayılı dosyasında davalıların murisi Osman Aydın tarafından Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine dava açılarak gerek müstakilen malik olduğu gerekse paylarının bulunduğu dava konusu taşınmazlar üzerindeki Sultanbeyazıt Vakfı şerhinin kaldırılmasına ilişkin karar alınmış ve bu karar temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Davacı idare bunun üzerine davalıların murisi Osman Aydın'ı dava ederek bu davada şerhin yeniden tescilini istemiştir. Osman'ın dava açıldıktan sonra ölümü üzerine mirasçılarına karşı davaya devam edilmiştir. Dosya üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde söz konusu vakfın sahih türden olduğu belirtildiğinden mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne vakıf şerhinin tesciline karar verilmiştir. Hükmü mirasçılardan sadece Cemalettin, Nihat ve Murat'ın temyizi üzerine Dairemizce davacı idarenin bu davada kadastro öncesi nedenlere dayandığı, Kadastro Yasasının 12/3. maddesinde belirtilen on yıllık süreyi geçirdikten sonra bu davayı açması nedeniyle davanın reddi gerektiği yönünde bozma yapılmıştır.
Nihat ve Murat hakkında açılan davanın reddine, temyiz etmeyen diğer davalılar yönünden hükmün kesinleştiği gerekçesiyle yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuş bu defa davacı idare ile Cemalettin, Nihat ve Murat dışındaki Osman mirasçıları hükmü temyiz etmişlerdir.
1- Davacı Vakıflar Genel Müdürlüğünün temyiz itirazlarının incelenmesi sonucunda;
Yukarıdan beri anlatılan zaman dilimlerine göre kayıtlara düşürülen ve çıkarılan hukuki olgular, 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü süre nazara alınmaksızın yapılmış bulunmaktadır. Taşınmaz kadastro yoluyla vakıfla ilgisi olmayacak biçimde sicile geçirildiğine göre revizyon alınan önceki kayıttan söz edilerek oluşan yeni kaydına şerhin yazılabilmesi için bu hakkın belirtilen on yıllık süre içerisinde yargısal yol seçilerek istenmiş olmalıdır. Somut olayda bu süre içerisinde talep yargıya getirilmediğine göre davalılar adına oluşan tapu kaydı geçmişe yönelik tartışılmayacak biçimde her türlü iddia karşısında arınmış hale gelmiştir. Hükümden sonra 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesine 5304 sayılı Yasa ile eklenen Ek madde 1/2 nin getirdiği hak dahi o tarihe kadar kazanılmış olan hakkı yok edemeyeceğine göre davacı idarenin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Kayıt maliki Osman Aydın'ın mirasçıları olan kişilerin temyiz itirazlarına gelince; önceki hükümde idare isteminin hüküm altına alınması üzerine Osman Aydın mirasçılarından Cemalettin, Nihat ve Murat hükmü temyiz etmişler, yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile bunların payına yönelik olarak davanın reddine karar verileceğinden hareketle hükmün bozulduğu anlaşılmıştır. Dosyada bulunan muris Osman'ın veraset ilamına göre 4.9.2000 tarihinde ölümü ile mirasının eşi Şerife ile çocukları Sevim, Nevin, Cemalettin, Necla, Nihat, Murat, Fatma ve Şerafettin'e kaldığı anlaşılmaktadır.
Eldeki davanın hüküm tarihine kadar bu kişilerin oluşturduğu elbirliği mülkiyetini rızaen ya da yargısal yönden çözmediğine göre önceki hükmü temyiz eden Cemalettin, Nihat ve Murat'ın sağladığı yarar elbirliği mülkiyeti sahiplerinin tümüne yansıyacağından iştiraki çözer biçimde sonucunun doğmaması kuralının korunması gerekli olup, bu kuraldan hareketle Dairemizin 3.11.2004 tarihli, 4516/7627 sayılı bozma ilamının hükmü temyiz eden diğer paydaşlara da yansıyacak hak sağladığı anlaşılmakla bunların mirasçılık payları üzerine dahi vakıf şerhinin yazılamayacağının kabulü ile davanın tüm mirasçılar yönünden reddine karar verilmesi gerekecek yerde birlikte mülkiyet payından söz edilmeyerek tapu kayıtlarında var olan diğer müştereklere yansıtılmaması amaçlı yapılan bozmaya farklı anlam yükletilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 1.numaralı bentte açıklanan nedenlerle. Davacı idarece vekilinin temyiz itirazlarının reddine, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 28.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy