(4721 S. K. m. 693) (743 S. K. m. 625)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 6.10.1997 gününde verilen dilekçe ile irtifak hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 8.6.2004 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece aktif dava ehliyeti şartı yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacının paydaşı olduğu 38 numaralı parselde bulunan binanın pis su atıklarının ana kanalizasyon şebekesine bağlanabilmesi için parselin batısından geçen Dr. Mediha Eldem Sokakta kanalizasyon şebekesi bulunmadığından semtin doğu bölgesinde yer alan Libya Caddesinde bulunan ana kanalizasyon şebekesine bağlanmasının davalılara ait 16 parsel numaralı taşınmaz üzerinden sağlanması hususunda zaruret bulunduğu toplanan delillerle sabittir. Dairemizin 12.11.1999 günlü ilamı ile; mahkemenin kabule yönelik önceki hükmü, davacıya ait parselde davada yer almış olan Türkiye Diyanet vakfı dışında Recep Erkilet ve Lütfi Sağlat'ın davada aktif yanda yer alması zorunluluğuna işaretle hüküm bozulmuş, yeniden yapılan yargılamada bu kişilerin ölmüş olması nedeniyle mirasçılarının tümünü bir araya getirmenin imkansızlığı içine düşülmesi ve davaya dahil edilememiş olması nedeniyle davacı yanda aktif husumet hususu sağlanamadığı düşüncesi ile dava reddedilmiştir.
Bozma kararının verildiği tarihte 734 sayılı Medeni Kanunun yürürlükte olup müşterek mülkiyeti düzenleyen hükümlerindeki kurallara göre bir taşınmazın maliklerinin tümünün aktif yanda yer almasını zorunlu kıldığından bozmada işaret edilen eksiklikler nedeniyle Mahkemenin 1.7.1999 gün ve 1997/637 esas, 1999/341 karar sayılı ilamı hükmü ile bozulmuş ise de 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun birlikte mülkiyet hükümlerini düzenleyen olağanüstü yönetim işleri ve tasarruflar başlığını taşıyan 693/son maddesi paydaşlardan her biri bölünemeyen ortak menfaatlerin korunmasını temsilen sağlayabilir hükmünü getirmiş olup, mecra hakkına zaruri ihtiyacı bulunan davacıya ait parselde pis su atıklarının tek bir kanaldan tahliyesi zorunlu olup bölünemeyen bir yararlanma biçimi bulunduğundan mecra hakkı kurulması isteminde davada yer alan paydaşların, yer almamış bulunanları da temsil ettikleri kabulde zaruret bulunduğundan bozma sonrası gelişen bu düzenleme nedeniyle artık aktif taraf hususu eksikliğinden söz edilemez. Bu durumda işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı nedenlerle davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 14.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy