(4721 S. K. m. 851, 856, 881) (Tapu Sicili Tüzüğü m. 31)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 23.3.2001 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin fekki istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.1.2005 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, dava dışı Sevinç Sarıkaya'dan satın aldıkları 50 parsel sayılı taşınmazındaki 9 numaralı bağımsız bölümün satış bedelinin teminatı olmak üzere taşınmaz kaydına 20 milyar liralık ipotek koyduklarını, aralarında yaptıkları harici sözleşme ile de 45.000 DM karşılığı Sevinç Sarıkaya'ya verdikleri 18 adet bono ödendiğinde ipoteğin kaldırılacağının kararlaştırıldığını, ipotek alacaklısının ipoteği davalı Bankaya temlik ettiğini, bono bedellerini ödemelerine rağmen ipoteğin kaldırılmadığını ileri sürerek ipoteğin kaldırılmasını istemişlerdir.
Davalı, 18 adet bono bedelinin 20 milyar lirayı karşılamadığın savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, taşınmaz satış bedelinin ödediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Dava, ipotek şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İpotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz maliki ile alacaklı arasındaki anlaşmanın (rehin sözleşmesi) Türk Medeni Kanunu'nun 856. maddesi uyarınca tapu siciline tescil edilmesi gerekir.
İpotek, halen mevcut veya ilerde doğması olası bir alacağı teminat altına alır. (TMK.nu 881) Miktarı ipoteğin tesisi anında belli olan alacaklar için ana para ipoteği, miktarı ipoteğin tesisi anında belli (muayyen) olmayan fakat ilerde gerçekleşecek alacaklar için ise üst sınır ipoteği kurulur (TMK.m. 851) .
Ana para ipoteğinde taşınmazın teminat altına aldığı miktar rehin sözleşmesinde yazılı olan meblağ, üst sınır ipoteğinde ise ilerde tahakkuku muhtemel alacağın tahakkuk eden ve fakat üst sınır olarak belirlenen meblağı geçemiyecek olan kısmıdır.
Alacak sona erdiği halde alacaklı terkin taahhüdüne rağmen terkin talebinde bulunmazsa taşınmaz maliki rehinin fekkini (kaldırılmasını) dava yolu ile isteyebilir. Ancak bunun için, ana para ipoteğinde, sözleşmedeki miktar ödenmiş olmalı veya ödenmemişse mahkemeye depo edilmelidir. Bu koşul gerçekleşmişse tesis olunan ana para ipoteğinin kaldırılmasına karar verilir. Aksi halde şerhin kaldırılması istemi reddolunmalıdır. Ancak, borçlu ana para ipotek miktarından bir kısmını ödemiş veya depo etmişse yine de davanın reddi gerekir ise de çoğun içinde az da vardır kuralı uyarınca TST.nün 31/son maddesine dayanılarak ipotek bedelinden ödenen bölümün kütüğün düşünceler sütununda gösterilmesi gerekir.
Somut olayda, davacıların satın aldıkları taşınmazın bedeli karşılığı taşınmaz kaydına 21.7.2001 tarihinde 20 milyarlık ipotek konulmuştur. İpotek sözleşmesinin tarafları aralarında düzenledikleri 21.7.1999 tarihli harici sözleşme ile de 45.000 DM karşılığı Sevinç Sarıkaya'ya verdikleri 18 adet bono ödendiğinde taşınmaz kaydındaki ipoteğin kaldırılacağı karalaştırılmıştır. İpotek alacaklısı Sevinç Sarıkaya 23.8.1999 tarihinde ipoteği davalı bankaya temlik etmiştir. Davacılar tarafından dosyaya sunulan 18 adet bono bedelinin bankaya ödendiği anlaşılmaktadır. Ayrıca, ipoteği temlik eden Sevinç Karakaya'nın temlik ile birlikte bonoları da bankaya verdiği sabit olmuştur.
Davalı senet bedellerinin ödendiğini kabul etmekte ancak bu miktarın temlik aldıkları 20 milyar liralık ipotek alacağını karşılamadığını ileri sürmektedir.
Tüm bu açıklamalar ve dosya içerisindeki belgelerden, taraflar arasındaki harici sözleşmeye konu 18 adet bononun ipoteğin temliki ile birlikte bankaya verildiği, ancak harici sözleşmenin de bankaya verilerek bu sözleşmedeki koşullar yerine getirildiğinde ipoteğin kaldırılacağının kararlaştırılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda 18 adet bononun ödenmesi ile birlikte ipoteğin kaldırılacağına dair ipoteği temlik eden Sevinç Sarıkaya ile davacılar arasındaki sözleşmenin bankaya bağlamayacağı açıktır. Bankaya ancak 20 milyar lira ödendiği takdirde ipoteğin terkini istenebileceğinden, mahkemece, davalının savunması doğrultusunda 18 adet bononun ödeme tarihlerindeki Türk lirası karşılığının hesaplattırılması, bu miktarın 20 milyarı karşılamaması halinde kalan bedelin depo ettirilmesi koşulu ile davanın kabulü gerekir. Bu yönler üzerinde durulmadan verilen hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 04.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy