(4721 S. K. m. 723, 724)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.12.1998 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal, ecrimisil ve karşı dava temliken tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; elatmanın önlenmesi davasının kabulüne diğerlerinin reddine dair verilen 17.3.2005 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi her iki taraf vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Hacer Yıldırım, maliki olduğu 5 parsele davalıların haksız yere sürmek ve ev yapmak suretiyle tecavüz ettiklerini belirterek, müdahalenin menini yapıların kal'ini ve davalılardan Ahmet ve Mehmet Duzcu'dan 5 yıllık ecrimisil bedelinin tahsilini istemiştir.
Davalılardan Mehmet, Ahmet ve Selahattin Duzcu ise açmış oldukları karşı dava ile, iyiniyetle kendi yerlerine yapmış oldukları evlerin kadastro tesbiti sırasında davalı Hacer adına tescil edildiğini belirterek T.M.K. 724. maddesince evlerinin bulunduğu yerlerin tapusunun iptali ile adlarına tescilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda Ahmet, Mehmet ve Selahattin Duzcu'nun müdahalelerinin men'ine, Kadastro Kanunun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden ve zemin bedelini de yatırmadıklarından karşı temliken tescil davasının reddine, binaların yıkımı fahiş zarar doğuracağından kal talebin ve intifadan men gerçekleşmemiş olmasından dolayı da ecrimisil'e ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı Hacer'e ait olduğu anlaşılan taşınmaz üzerine davalılarca yapılan yapıların iyi niyetle yapılmadıkları yanlar arasında geçen ve kesinleşen mahkeme hükümleri ile eldeki dosyada toplanan delillerle açıktır. Davacı, kendi arsası üzerine davalılarca yapılan yapıların kal'ini isteyebilmesi için bu yapıların sökülüp götürülebilir olması gerekir. Zeminin ayrılmaz parçası haline gelmiş ve mesken nitelikli kullanıldığı anlaşılan yapılar sökülüp götürülebilir yapılardan değildir. Bu nedenle Medeni Kanunun 723. maddesinin 3.fıkrası gereğince yapıların imalinde kullanılan malzemenin en az değeri dosyada toplanan deliller ve sunulan bilirkişi raporlarında Medeni Kanunun 723/1-3 maddelerine uygun biçimde düzenlenmiş asgari levazım bedeline ilişkin yeterli rapor mevcut olmadığından teknik bilirkişiye hesap ettirilip bu bedelin davacı tarafça yatırılması koşuluyla kal'e ilişkin isteminde hüküm altına alınması gerekir.
Sonuç: Yukarıda 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 1 numaralı bent uyarınca davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, peşin alınan harcın istek halinde davacı Hacer vekiline iadesine, 06.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. ¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy