(4787 S. K. m. 4) (4721 S. K. m. 227)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.1.2003 gününde verilen dilekçe ve birleştirilen dosyada verilen aynı günlü dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde katkı payının tahsili istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın ve birleştirilen davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen 17.3.2005 günlü hükmün Yargıtay'ca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak davacı tarafından istenilmekle, tayin olunan 15.11.2005 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. Murat Çoban ile karşı taraftan davacı vekili Av. Muharrem Çetinbudaklar geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yanlar arasındaki dava, evlilik birliği içerisinde edinilen mallar nedeniyle tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde katkı payının tahsili istemine ilişkindir.
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve yargılama usullerine Dair Kanun'un 4/1 maddesi, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ikinci kitabından (M.K.md.118-494) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını, geçici 1. maddesinde de henüz sonuçlanmamış davaların yetkili ve görevli Aile Mahkemesine devredileceğini hükme bağlamıştır.
Somut olayda; dava genel mahkeme de açılmış ve 2002/1145 E. 2003/637 sayılı karar ile davanın Aile Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden görevsizlik kararı verilmiştir. Aile Mahkemesince de 2003/565 E. 2004/98 K. Sayılı ilam davanın genel mahkemede görülmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiş ise de, anılan kararlar Yargıtay denetiminden geçmeksizin kesinleşmiş olduğundan görevsizlik kararının genel mahkemeyi bağlayacağından söz edilemez.
Dava, Medeni Kanunun 2.kitabında yer alan uyuşmazlıklara ilişkindir. Belirtilen nedenle az yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek davanın Aile Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden yerel mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 400'er YTL. duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak karşılıklı olarak verilmesine, peşin alınan temyiz harcının yatıranlara geri verilmesine, 15.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy