(634 S. K. m. 19)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.5.2001 gününde verilen dilekçe ile eski hale getirme istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.12.2003 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Kemal Aygün vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, kat irtifaklı ana taşınmazda 2 numaralı bağımsız bölümün maliki olduğunu, davalıların aynı bağımsız bölümün eklentisi olan odunluk yerini projeye aykırı değişiklikler yaparak başka bir bağımsız bölüm içine kattıklarını ileri sürerek, eklenti yerinin eski hale getirilmesini istemiştir.
Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hükmü davalı Kemal Aygün vekili temyiz etmiştir.
Dosyada mevcut 6.12.1994 tarihli tapu senedine göre, taşınmazda kurulu kat irtifakı uyarınca 4/20 hisse ile bu hisseye isabet eden aynı arsa paylı Ek:2 odunluk eklentili (2) numaralı meskenin kat irtifakı hakkı davacı Nihal Topkaya'ya ait olup, söz konusu (2) numaralı mesken ve Ek:2 odunluk 17.6.2002 tarihinde Raisa Al isimli kişiye satılarak adına tescil edilmiş, Raisa Al davacı sıfatı ile davaya katılmıştır. Davalı Kemal Aygün ise aynı taşınmazda 4/20 arsa paylı (3) numaralı meskenin malikidir.
Yerinde yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, binanın mimarı projesinde (2) numaralı bağımsız bölümün odunluğunun, giriş merdiveninin solundaki yaklaşık 18 metrekarelik odunluk olduğu, 30.12.1975 tarihinde bodrum katta yapılan tadilat projesinde ise giriş merdiveni sağındaki yaklaşık 18 metrekarelik odunluğun (2) numaralı bağımsız bölüme ait olduğunun belirtildiği, davacı Nihal Topkaya'nın 6.12.1994 tarihi satın aldığı (2) numaralı bağımsız bölüme ait tapu kaydında odunluk eklentisini belirtir bir kayıt olmadığı (yalnızca projesinde işlenmiş olduğu), fiili durumda ise dava konusu merdiven girişi sağ tarafındaki bu 18 metrekarelik dava konusu yerin kapıcı dairesinin oturma odası olarak kullanıldığının açıklandığı görülmüştür.
Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesinde kat maliklerinin ana gayrimenkulün mimari durumunu titizlikle korumaya mecbur olduğu öngörüldükten sonra bunlardan birisinin bütün kat maliklerinin rızası olmadıkça ana gayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesis yaptırması yasaklanmıştır. Yargıtay uygulamalarında, yasanın bu emredici kuralına rağmen onaylı projesine aykırı olarak, tüm kat maliklerinin muvafakatı alınmadan ortak yerlerde inşaat, onarım ve tesis yapılması halinde kat maliklerinden birisinin istemi üzerine kaçak yapılan inşaat, tesis ve değişikliğin eski hale getirilmesinin gerektiği kabul edilmektedir. Bu şekilde yasaya aykırı olarak yapılan bir işin bütün kat maliklerinin yazılı rızası sağlanmadıkça zamanla meşruiyet kazanması da mümkün değildir.
Şu duruma göre, belediye başkanlığı imar müdürlüğünden dava konusu taşınmaza ait asıl ve yapılmışsa en son onaylı tadilat projeleri getirilip uygulanmalı, çekişmeli yerin ortak yer ya da eklenti olup olmadığı saptanmalı, davalının bu yere elatmasının bulunup bulunmadığı, var ise ne suretle elatmada bulunduğu belirlenmeli ve yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda yapılacak soruşturma ile bir sonuca gidilmesi gerekirken, bu yönler gözardı edilerek eksik inceleme, araştırma ve uygulama sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 16.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy