(4721 S. K. m. 1008)
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.9.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.6.2004 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar; kadastro yoluyla davalılar murisi H. K. adına yazılan taşınmazın kadastrodan sonra Hasan mirasçıları tarafından düzenlenen 7.1.1997 tarihli senede bu parsel üzerine oturan 50 metrekarelik ev kısmını bedeli mukabilinde satın aldıklarını ileri sürüp, taşınmazın ev zeminine isabet eden bölümünün, davacılar adına tescilini istemiş, davalılar dayanılan 7.1.1997 tarihli senetteki imzaların kendilerine ait olmadığını ve davacıya her hangi bir yerde satmadıklarını savunup, davanın reddini istemişler; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacıların iddialarına delil olarak sundukları senet 7.1.1997 tarihlidir. Davalılarca imzası inkar edilmemiş olsa bile bu senet haricen ve adiyen düzenlendiğinden tapulu taşınmazlarda mülkiyet naklini sağlamaz. Davaya konu evin bulunduğu taşınmaz, senet tarihinden çok önce kadastro yoluyla tapuya bağlanmıştır. Tapulu bir taşınmazın satışı resmi senede bağlanmadıkça hukuken geçerli bulunmadığından, bu senede dayanılarak tapu sicilinde temlik işlemi yapılamadığı gibi, kamu düzeni ile ilgili bu şekil şartına uyulmamış olması halinde yargı yerinde de harici satış senetlerine değer verilemez. Yukarıdan beri açıklanan nedenlerle davanın reddi gerekirken, hukuka uygun düşmeyen gerekçeyle davanın kabulü doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlere hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 29.9.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy