(2644 S. K. m. 31)
Dava: Davacılar tarafından, davalılar aleyhine 2.7.2004 gününde verilen dilekçe ile yüzölçümü tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 8.12.2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, 5520 sayılı kanunla değişik Tapu Kanununun 31. maddesine göre açılmış yüzölçümü düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Davacılar, Çatak İlçesi Hacıosman Mahallesi Köyyanı Mevkiinde bulunan 9.5.2003 gün ve 7, 10, 12 numaralı tapu kayıtlarındaki miktarları ile fiili durumlarına göre olan miktarların birbirlerine uymadığından dolayı yüzölçümlerinin düzeltilmesini istemişler, mahkemece tapu kayıtlarındaki sınırlar sabit kabul edilerek 9.5.2003 gün 7 numaralı tapu kaydının 3200 metrekare olan yüzölçümü 22.562 metrekareye, 9.5.2003 gün ve 10 numaralı tapu kaydının 1600 metrekare olan yüzölçümü 14.735 metrekareye, 9.5.2003 gün 12 numaralı tapu kaydındaki 1200 metrekare olan yüzölçümü 12.843 metrekareye çıkartılmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü, davalı Hazine temsilcisi temyiz etmiştir.
Davacılara ait 9.5.2003 gün ve 7 numaralı tapu kaydının doğusu su harkı, batısı yol, taşlık, kuzeyi Cihangir tarlası, güneyi taşlık 9.5.2003 gün ve 10 numaralı tapu kaydının doğusu Mahmut tarlası, batısı ve kuzeyi kendi tarlası, güneyi Dere, 9.5.2003 gün 12 numaralı tapu kaydının doğusu yol, dere batısı kendi tarlası, kuzeyi Beruj, güneyi dere ile çevrilidir.
Yukarıda anılan madde uyarınca yüzölçümünün düzeltilebilmesi için sanırların sabit olması, komşu taşınmazlara tecavüzün bulunmaması gerekir. Sabit olmayan sınır var ise tapu kaydı miktarı ile geçerlidir. Yüzölçümü düzeltilmesi istenen taşınmazların sınırlarında "yol, taşlık, dere" gibi sınırlar bulunmaktadır. Bu tür sınırlar genişlemeye müsait ve istikamet gösteren sınırlardır. Bu itibarla davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin hüküm altına alınması doğru görülmediğinden hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.4.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy