(4342 S. K. m. 1)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 4.11.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali mera olarak sınırlandırma ve yola terkin istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 10.5.2005 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Gökdere Köyü Muhtarlığı, kadastro sırasında davalı adına tespit edilen 160 ada 12 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının yol olduğunu diğer kesimlerinin ise mera olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile yol olan kesimin ise yol olarak terkinini diğer kesimin ise köy adına tescilini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın 2004 yılında senetsizden ve zilyetliğe istinaden davalı adına tespit gördüğü, keza celbedilen kadastro tutanak örneklerinden taşınmazın batısında bulunan 159 ada 1 parsel sayılı taşınmazın mera olarak sınırlandırıldığı, diğer yönlerde bulunan taşınmazların ise senetsizden kişiler adına tespit edildiği anlaşılmıştır. Mahallinde yapılan keşifte, komşu köyden usulünce seçilen yerel bilirkişi çekişmeli taşınmazda bulunan yıkık evin davacının dedesinden ve babasından intikal ettiğini, ancak bu evin bulunduğu çekişmeli taşınmazın evveliyatının mera olarak bilindiğini, yine taşınmazın doğu sınırında da köy yolu olduğunu, yolun halen kullanılmadığını söylemiştir. Ziraat bilirkişisi ise; çekişmeli taşınmazın % 30 meyilli, zeminin doğal çayır bitki örtüsü ile kaplı olduğunu eğimi, orijini, diğer fiziksel ve kimyasal özellikleri ile civardaki arazi yapısı dikkate alındığında, bitişikte bulunan meranın toprağını karekterize eden özelliklere sahip ve bu meranın bütünleyicisi ve devamı özelliğinde bulunduğunu bildirmiştir.
Toplanan delillerden çekişmeli taşınmazın bitişikteki 159 ada 1 parsel sayılı meranın bütünleyicisi ve devamı niteliğinde olduğu ve bu meradan kazanıldığı anlaşıldığından davanın kabulü ile mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekir. Ayrıca, taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile işaretli kuzeyindeki kesimin de kadim yol olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu yönler gözetilmeden yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 17.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy