(1086 S. K. m. 1, 8)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.11.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın reddine dair verilen 14.4.2005 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 237 parsel sayılı taşınmazı 01.08.1978 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesiyle dava dışı İsmail Aydın'dan, miras bırakanı babası Hasan Kurt'la birlikte 1/2 şer pay oranında satın alıp, tapu siciline Hasan Kurt adına tescil edildiğini, baba oğul arasındaki güven ilişkisi nedeniyle 1/2 payın tekrar kendisine devredileceği inancı ile taşınmazın Kurt-Pet Petrol Ürünleri Ticaret ve Turizm Limited Şirketi'ne devredilmesine itiraz etmediğini, imar görerek 8 parsele dönüşen taşınmazda davalıların 1/2 payın devrini kabul etmemelerinden, tapunun iptali ile 1/2 payın adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, davanın taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemi bulunmasından sözleşmedeki bedel dikkate alınarak görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, murisi Hasan Kurt ile taşınmazı, satış vaadi sözleşmesi ile satın almakla inanç sözleşmesinin kurulduğunu belirterek murisin diğer mirasçılarını ve şirketi davalı olarak göstermiştir. Davanın kanıtı olarak da İsmail Aydın ile düzenlenen 01.08.1978 tarihli sözleşmeye dayanmıştır. İstem, inanılanın (muris Hasan Kurt'un) davacıya ait taşınmazdaki 1/2 payı Kurt-Pet Ltd. Şti. devretmesinden tapunun 1/2 payının inanç sözleşmesine dayalı iptali ile adına tesciline ilişkin olmasından, hukuki nitelendirmede yanılgıya düşülerek, davanın taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil olarak nitelendirerek görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kabule göre de; taşınmaz satış vaadi sözleşmesi 01.08.1978 tarihli olup, dava 17.11.2004 tarihinde açılmıştır. Davanın açıldığı 17.11.2004 tarihinde 8 parsel sayılı taşınmazın 1.200.000 TL değerinde olduğunu kabul etmek hayatın olağan akışına uygun düşmez. Kaldı ki, sözleşmenin tarafı olan kişiler kamu düzenine ilişkin olan mahkemenin görevini belirler şekilde sözleşme yapamazlar. Taşınmazın dava tarihindeki değeri belirlenmeksizin salt sözleşmede yazılı bedele bakılarak harç kaybına da neden olacak şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, 19.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy