(1086 S. K. m. 91, 95, 185, 237)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.8.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil ve araç kaydının tescili istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın feragat sebebiyle reddine dair verilen 18.6.2004 günlü hükmün Yargıtay'ca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 15.11.2005 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. M. Sadri Yıldırım geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, Endüstri Holding A.Ş. yönetim kurulu eski başkanı olan M. E.'in, şirket gelirleri ile alınan ve şirkete ait olan taşınmaz ile aracı muvazaalı olarak diğer davalılar adına tescil ettirdiğini belirterek 17704 ada 6 parsel numaralı taşınmazdaki iki dubleks mesken ile 06 RAJ 42 plakalı aracın şirkete iadesi isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, davanın feragat sebebiyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
H.U.M.K. nun 91. maddesinde; feragat iki taraftan birinin neticei talebinden vazgeçmesidir şeklinde tanımlanmıştır.
Davasından feragat eden davacı, bununla dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde istemiş olduğu haktan (talepten) vazgeçmektedir. Eğer dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde istenmiş olan hak gerçekten mevcut idi ise, bu hak, davacının davasından feragat etmesiyle düşer. Buna karşılık, dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde istenmiş olan hak gerçekten mevcut değil idi ise, davacı, davasından feragat etmekle bu hakkın mevcut olmadığını bildirmiş sayılır. Her iki halde de, davadan feragat ile düşen veya mevcut olmadığı bildirilen hak aynı taraflar arasında ve aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava konusu yapılamaz. (kesin hüküm; m. 95.I; m. 237) (Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü 6.Baskı Cilt IV. 2001-İstanbul, S.3546)
Davayı geri alma ise, H.U.M.K.nun 185/1-1 fıkrasında düzenlenmiş olup, feragattan farklıdır. Davayı geri almada (davanın takibinden vazgeçilmesinde) davacı talep sonucundan (yani dava konusu yaptığı hakkından) vazgeçmemekte (feragat etmemekte) sadece davasını geri almakta ve onu ileride tekrar açabilme hakkını saklı tutmaktadır. (Baki kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü 6. Baskı, cilt IV.2001 İstanbul S.3547)
Somut olaya dönüldüğünde; taraflar imzalarını taşıyan 17.6.2004 tarihli dilekçeleri ve 18.4.2004 tarihli duruşmada yineledikleri beyanlarında davadan karşılıklı olarak vazgeçtiklerini dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki ve vasıtanın trafik kaydındaki ihtiyati tedbirin kaldırılmasını istemişlerdir.
Mahkemece, tarafların bu beyanı davadan feragat olarak nitelendirilerek feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmiş ise de içeriği az yukarıda açıklandığı üzere; yanların iradesi davanın geri alınması bir başka anlatımla davanın takibinden vazgeçilmesine ilişkindir. Bu durumda mahkemece, usulüne uygun olarak yapılmış olan davayı geri alma iradesinin açıklanması doğrultusunda usuli anlamda karar verilmek gerekirken, değinilen dilekçe ve beyana dava konusu edilen hakkın özünden vazgeçmeyi sonuçlayan ve maddi hukuk bakımından da kesin hüküm oluşturan davadan feragat biçiminde anlam verilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 400 YTL. duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının yatırana geri verilmesine, 15.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy