(4342 S. K. m. 1, 5, 6, 7, 8, 9, 11, 13)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 1.5.2002 gününde verilen dilekçe ile mera tespit komisyonu kararının iptali ve yeniden mera tespit ve tahsisi istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine ve idari sınırlar içindeki meralardan tarafların müşterek yararlanmalarına dair verilen 3.3.2005 günlü hükmün Yargıtay'ca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı Çifteköprü Köyü Tüzel Kişiliği vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 29.11.2005 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. Derya Çalışkan ve davalı, karşı taraf davacılar vekili Av. Harun Mertoğlu, Hazine vekili A. Sema Selçuk ve İl Tarım Müdürü geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, Mera Tespit Komisyonu tarafından yapılan çalışmalar sırasında 4342 sayılı yasanın 8 ve 9. maddelerinin ihlal edildiğini, kendi köylerinin uzun yıllardır kullandığı meraların davalı köye tahsis edildiğini, davalının kullanımında olan yerlerin kendi mera ve otlakiyelerine tecavüz edilerek genişletildiğini, köy nüfusu ve hayvan sayılarının nazara alınmadığını ileri sürerek, usulsüz komisyon kararının iptali ile meraların yeniden tespitini istemişlerdir.
Davalı, usulünce tahdit ve tespit yapıldığı savunmasında bulunmuştur.
Mahkemece, Mera Tespit Komisyonu kararının usulüne uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine ve taraf köylerin öncesinde aynı idari sınırlar içerisinde yer aldıkları bu nedenle meralardan müşterek yararlanmalarına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı Çifteköprü Köyü Tüzel Kişiliği temyiz etmişlerdir.
Dava, mera tespit komisyonu kararının iptali ve taşınmazın mera olmadığının tespiti isteğine ilişkindir. 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 1. maddesinde kanunun amacı, ... daha önce çeşitli kanunlarla tahsis edilmiş veya kadimden beri kullanılmakta olan, mera, yaylak, kışlak veya kamuya ait olan otlak ve çayırların tespiti, tahdidi ile köy veya belediye tüzel kişilikleri adına tahsislerinin yapılmasını, belirlenecek kurallara uygun bir şekilde kullandırılmasını, bakım ve ıslahının yapılarak verimliliklerinin artırılmasını ve sürdürülmesini, kullanımlarının sürekli olarak denetlenmesini, korunmasını ve gerektiğinde kullanım amacının değiştirilmesini sağlamaktır. şeklinde açıklanmıştır. Mera, Yaylak ve Kışlak Olarak Tahsis Edilecek Yerler başlığını taşıyan 5. madde hükmü ise, Komisyonca tespit edilecek ihtiyaca göre aşağıda belirtilen yerler mera, yaylak ve kışlak olarak, köylere veya belediyelere tahsis edilir.
a) Kadimden beri mera, yaylak ve kışlak olarak kullanılan yerler ile aynı amaçla kullanılmak üzere köy veya belediyelere tahsis ya da terk edilen yerler,
b) Devletin hüküm ve tasarrufunda veya Hazinenin mülkiyetinde bulunan arazilerden etüt sonucu mera, yaylak ve kışlak olarak yararlanılabileceği anlaşılan yerler,
c) Mera, yaylak ve kışlak olarak kullanılmak amacıyla kamulaştırılacak yerler,
d) Tapu kayıtlarında mera, yaylak ve kışlak olarak görülen ve halen işgal edilen yerler. hükmü yer almaktadır.
Amaca uygun olarak 5. maddede gösterilen yerlerin mera yaylak ve kışlakların tespit, tahdit ve tahsisinin Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nca yapılacağı, Bakanlık adına bu işlemleri bir vali yardımcısı başkanlığında oluşturulacak mera tespit komisyonları yürüteceği hususları 6. maddede belirtilmiştir. 6. maddeye göre oluşturulacak mera tespit komisyonlarınca tespit tahdit ve tahsis işlemlerinin hangi yöntem ve ölçütlere göre yapılacağı da Kanunun 7 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre:
3402 sayılı Kadastro Kanunu uyarınca programa alınan yerler, çalışmaların başlamasından en az 4 ay önce, Tapu ve Kadastro Müdürlüğünce, Bakanlığa bildirilir. Bu bildirimden sonra oluşturulan mera tespit komisyonu, çalışma alanına giren köy ve belediyelerde en az 30 gün önce inceleme gün ve yeri ilan eder. İlandan sonra komisyonca tespit ve tahdit çalışmaları yürütülür, belirlenen ihtiyacı karşılayacak miktarda mera köy veya belediyeler adına tahsis edildikten sonra bu karar valiliğin onayına sunulur.
Mera tespit komisyonları yasada öngörülen süre içerisinde çalışmalarını tamamlayamadığı takdirde, komisyonun görevi sona erer ve işlemler 3402 sayılı Kadastro Kanunu hükümlerine göre kadastro komisyonlarınca yürütülür (m.7). Tespit ve Tahsisten Önce Yapılacak İşler" başlıklı 8. madde İlgili köylerin muhtarları veya belediyelerin başkanları, yapılan tebliğden itibaren otuz gün içinde mera, yaylak ve kışlakların tamamen veya kısmen kendi köy veya belediyelerine ait olduğunu ispata yarayan bütün bilgileri ve varsa belge örneklerini komisyona vermeye mecburdurlar. Muhtarlar veya belediye başkanları, köy veya belediye sınırları içindeki ailelerin sayısını ve bunlara ait hayvanların cins ve miktarları ile mera, yaylak ve kışlaklardan kimlerin ne şekilde ve ne miktarda yararlandıklarını da, aynı süre içinde yazılı olarak komisyona bildirmekle yükümlüdürler.
İlgili orman teşkilatı müdürlükleri, yapılan tebliğden itibaren otuz gün içinde kendi bölgelerinde orman sınırları içinde bulunan mera, yaylak ve kışlaklarla ilgili bilgileri ve belgeleri komisyona vermekle yükümlüdür.
Tapu sicil müdürlüğü ve ilgili diğer kuruluşlar mera, yaylak ve kışlak olarak tespit edilecek yerlerin 5 inci maddede belirtilen şartları taşıdığını gösteren bilgi ve belge örneklerini, en kısa sürede komisyona vermekle yükümlüdürler. Tespit ve Tahdit Çalışmaları başlıklı 9. madde ise, Komisyonca görevlendirilen teknik ekipler mevcut mera, yaylak ve kışlaklar ile bu Kanun gereğince mera, yaylak ve kışlak kapsamına alınacak alanları tespit ederek bu alanların sınırlarının belirlenmesi ve işaret konulması işlemlerini yapar, 1/5000 ölçekli haritalarını tanzim ederek bu yerleri sınırlandırır.
Mera, yaylak ve kışlak olarak tespit edilen yerlerin, bu Kanunda gösterildiği şekilde sınırlandırılmasına esas olmak üzere, yapılması gereken arazide sınır belirlemesi ve işaret konulması işlemleri, ilgili köy muhtarları ile belediye başkanlarının veya görevlendirecekleri temsilcilerinin de hazır bulunması kaydıyla gerçekleştirilir.
Teknik ekiplerce, bu Kanunun uygulandığı köy veya belediyelerin ekolojik, tarımsal ve ekonomik özellikleriyle mevcut hayvan varlıkları ve bunların gelecekteki muhtemel gelişmeleri dikkate alınarak, Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikteki normlara göre mera, yaylak ve kışlak ihtiyaçları tespit edilir... şeklindedir.
İhtiyaç tespitinde esas olan kriterler ise 11. maddede düzenlenmiştir. Anılan hüküm ise şöyledir. Komisyon; bölgenin ekonomik durumunu, iklim özelliklerini, toprak işleme esaslarını, arazi kullanma şekillerini ve kullanma kabiliyet sınıflarını dikkate alarak mevcut mera, yaylak ve kışlaklar ile bu amaçla kullanılabilecek diğer alanları, sulama ve geçit yerlerini tespit eder ve haritaları üzerinde belirler.
Köy veya belediyenin münferiden veya müştereken yararlanacağı mera, yaylak ve kışlak ihtiyacının belirlenmesinde, bu alanların karakter ve otlatma kapasitesi, bitkisel ve hayvansal gelişme ve otlatılacak hayvan miktarı dikkate alınır. Hesaplamada, bir büyükbaş hayvan birimi için verilmesi gerekli olan mera, yaylak ve kışlak alanı üzerinden o yerlerdeki çiftçi ailelerinin otlatma hakkı bulunur.
Tüm bu düzenlemelere göre 13 madde doğrultusunda verilen tahsis kararlarının ilanı bunlara itiraz ve itiraz üzerine yapılacak işlemlerin düzenlendiği 13. madde hükmü Teknik ekiplerce yapılan çalışmaların sonuçları komisyonca ilgili köy ve belediyelerin ilan yerlerinde 30 gün süre ile askıda kalır.
Teknik ekiplerin tespit ve tahdit sonuçlarına karşı askı ilanı süresi içinde komisyona itiraz edilebilir.
Komisyon yapılan itirazları 60 gün içinde karara bağlar.
Komisyonun itirazları inceleyerek aldığı kararlar ile tahsis kararları, o yerin köy muhtarlığı ile belediye başkanlığına, defterdarlık veya mal müdürlüğüne, ilgili orman müdürlüğüne ve Tarım Reformu Teşkilatına tebliğ edilir. Ayrıca köy ve belediyelerde ve bunların bağlı olduğu ilçelerde alışılmış araçlarla ilan edilir ve bu konuda tutanaklar ve haritalar eklenecek 30 gün süre ile askıya çıkartılır.
Komisyon kararlarına karşı 30 günlük askı ilan süresi ve tebligatı gerektiren hallerde tebliğden itibaren 30 günlük süre içinde asliye hukuk mahkemesine, kadastro yapılan yerlerde ise kadastro mahkemesine dava açılabilir.
Dava konusu mera, yaylak ve kışlakların kadastro çalışma alanı dışında kalması halinde kadastro mahkemelerinin yetkisi bu alanlarla ilgili davaları da kapsar.
30 günlük ilan süresi içinde haklarında dava açılmayan kararlar kesinleşir ve tapu sicil müdürlüğüne gönderilerek özel sicile kaydedilir. düzenlemesini getirmiştir.
Yasal düzenleme uyarınca mera tespit komisyonunun yaptığı çalışma ve verdiği kararlara karşı, ilgililerin, ilan süresi içinde itiraz olanağı ve dava hakkı bulunduğu gibi, kararlar kesinleştikten sonrada dava hakları bulunmaktadır. Bu yollara nasıl başvurulacağı, başvuru makamı yargı yolu ve dava çeşitleri üzerinde kısaca durmak somut olayın çözümü için gerekli bulunmaktadır.
Şöyle ki;
Teknik ekibin anılan yasanın 5 ve 7. maddelerine göre yaptığı tespit ve tahdit çalışmalarının sonuçları, mera komisyonları tarafından ilgili köy ve belediyelerin ilan yerlerinde 30 gün süreyle askıya çıkarılır, Yasanın 9. Yönetmeliğin 5. maddesine göre tahdit ve tespit çalışmaları aleyhlerine olan köyler, belediyeler ve diğer ilgililer teknik ekibin bağlı bulunduğu komisyona itiraz edebilirler. Komisyon 60 gün içinde bu itirazları inceleyerek karar bağlayıp yeniden 30 gün süre ile askıya çıkarır, 30 günlük süre içinde komisyonun itiraz üzerine verdiği kararı veya tahsis kararını kabul etmeyen taraf Asliye Hukuk Mahkemesine, mera tespit komisyonlarının çalışmaları yasal süre içinde tamamlanamamış ve bu nedenle tespit tahdit ve tahsis işlemleri 3402 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılmış ise kadastro mahkemesinde dava açılması gerekmektedir.
Asliye hukuk veya kadastro mahkemesine, mera olarak tahsisi edilen yerin niteliğine mülkiyet veya bir başka ayni hak iddiası ile karşı çıkanlar, bir başka köy ya da belediye yararına tahsisi edilen yerde kendi yararlanma hakkı olduğunu ileri sürenler yararına tahdit ve tahsis yapılan köy veya belediyeleri hasım göstererek tahdit ve tahsise karşı dava açabilirler. Yararına tahsis yapılan köy veya belediyenin dahi tahsisin miktarı veya kapsamı yönünden dava açma olanağına sahiptirler. Bu uyuşmazlıklar 4342 sayılı kanun hükümlerine göre çözümlenerek sonuca bağlanacaktır.
Tutanaklar kesinleştikten sonrada genel hükümlere göre dava açılabilir.
Tahsis kararının veya amacının yetki, şekil, maksat ve konu yönünden kanun tüzük veya yönetmeliğe aykırı yapıldığı iddiasıyla iptal davaları ise idari yargıda açılacaktır.
Tüm bu açıklamalardan sonra somut olaya döndüğümüzde, davacı komisyonun ilk ilanından sonra otuz gün içinde itiraz etmiş ve yine komisyonun 60 günlük sürede verdiği kararın ilanından sonraki 30 günlük askı ilanı sırasında hem komisyonun Yasanın 8. maddesine göre belgelerini istenmediğini, 9. maddeye göre temsilcilerinin tespit sırasında hazır bulunmadığını ileri sürerek usulsüz işlem yapıldığını iddiası hem de yapılan tahsis ile kendilerine ait meranın sınırlarının daraltıldığını belirterek yeniden tespit tahdit ve tahsis yapılmasını istemiştir.
Dosya içerisindeki komisyon tutanaklarına göre komisyon işlemlerinde 8. ve 9. maddeye aykırı bir uygulama saptanmamıştır. Kaldı ki, çalışma yönteminde yasal şekillere aykırılık iddiasının idari yargıda görülmesi gerekmektedir. Mahkemenin 8. ve 9. maddeye aykırı uygulama yapıldığı yönündeki kabulünde bir isabetsizlik yoktur. Ancak, mahkemece tarafların dayandığı tüm kanıtlar toplanarak, davalı köye yapılan tahsisin 5. ve 11. madde hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığını belirlemesi, uygunluğun saptanmaması halinde de anılan maddelere göre tespit, tahdit ve tahsis yapması gerekirken, bu gereğe uymadan köylerin öncesinde aynı idari sınırlar içinde bulunduğundan bahisle birlikte yararlanmalarına karar verilmesi doğru değildir. Karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 400 YTL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Çifteköprü Köyü Tüzel Kişiliğine verilmesine peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine 29.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy