(6183 S. K. m. 27, 28, 29, 30)
Dava: Davacı Mehmet Halim Turgut vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.12.2000 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali tescil, haciz şerhinin terkini, birleşen davada Hazine vekili sözleşmenin itirazından sözleşmenin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen 15.10.2004 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Salih Öztürk, davalı SSK Genel Müdürlüğü vekili, davalı (Davacı) Hazine ve Demirbank A.Ş. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava; taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali tescil ve tapuya şerh edilen satış vaadi sözleşmesinden sonra muhtelif davalılar yararına konulan şerhlerin terkini, birleştirilen dava ise; 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkındaki Kanuna dayalı tasarrufun iptali istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, asıl davanın kabulü ile, 284 ada 7 parsel sayılı taşınmazın intifa hakkı ile yükümlü olarak davacı adına tesciline, bu taşınmaz kaydı üzerindeki haciz şerhlerinin kaldırılmasına, kamu alacaklısı Hazine tarafından açılan tasarrufun iptali davasının reddine karar verilmiş, hükmü davalı Hazine, Demirbank, SSK Genel Müdürlüğü vekilleri ile Salih Öztürk temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere dosya içeriğine ve özellikle yargılamada ileri sürülmeyen hususlar temyiz incelemesi sırasında gözetilmeyeceğine, taşınmaz kaydı üzerindeki şerhlerin gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapılıp, tapuya 20.1.2000 tarihinde şerh edilmesinden sonra konulmuş olmasına, böylelikle sözleşme tapuya şerh verilerek üçüncü kişilere de ileri sürülebilir kuvvetlendirilmiş şahsi hak gücünü kazandığına göre,
Hazine dışındaki davalılar Salih Öztürk ve SSK Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Demirbank A.Ş Genel Müdürlüğü hakkında başlangıçta yöntemine uygun harcı ödenerek açılmış bir dava yoktur. Bu davalı, davaya dahil edilmek suretiyle davanın tarafı olmuş sayılamayacağından, 7 parseldeki yararına konulan şerhin kaldırılması usul ve yasaya aykırı, Demirbank A.Ş nin temyiz itirazları da bu bakımdan yerindedir. Karar Demirbank A.Ş yararına açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
3- Birleşen davanın davacısı Hazine'nin temyiz itirazlarına gelince;
İptal davasının konusunu tasarrufi muameleler (işlem) oluşturur. Tasarrufi muamele (işlem) demek, bir hakkı veya hukuki ilişkiyi doğrudan doğruya etkileyen, onu diğer taraf malvarlığına geçiren, muhtevasını sınırlayan, değiştiren ya da ortadan kaldıran işlem demektir. Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinin açıklanan anlamda bir tasarruf işlemi olduğu kuşkusuzdur. O yüzden amme alacaklısı Hazine, Mehmet Halim Turgut ile davalı Salih Öztürk arasındaki gayrimenkul satış vaadi şeklinde tezahür eden tasarruf işleminin iptalini isteyebilir.
Çekişmenin esasına gelince;
Az yukarıda sözü edildiği üzere amme alacaklısı Hazine 1998-1999 yıllarında kesinleşen vergi alacağı nedeniyle 6183 sayılı Yasanın 27, 28, 29 ve 30 maddelerindeki iptal nedenine dayanarak, 20.1.2000 tarihli satış işleminin amme alacağı ile sınırlı olarak iptalini istemiştir. Burada kanun koyucu eğer, 27, 28, 29 ve 30 maddelerde hükümsüz sayılan ve iptali gereken tasarruf var ise bu tasarrufların iptali ile amme alacağının tahsil edilmesini sağlamayı amaçlamıştır. Yine hemen belirtilmelidir ki, tasarrufun iptali davaları gerçek olan ve hukuken geçerli tasarrufu işlemlerin iptalini sağlamak amacıyla açılır. Davanın kanıtlanması halinde ise, işlemin değil, alacağa yeterli orandaki tasarrufun iptali hüküm altına alınır.
Somut olayda, davacı Hazine 6183 sayılı Yasadaki iptal sebeplerinden birine değil tümüne dayanmıştır. Böyle olunca, mahkemenin amme alacağının tahsiline imkan bırakmamak maksadıyla yapılan ve yasanın 30. maddesine dayanan nedenin gerçekleşmediğinden söz ederek iptal davasını reddetmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle, 30. madde dışındaki diğer iptal sebepleri ve bu arada özellikle 28. maddenin ikinci fıkrasındaki iptal sebebi üzerinde de durulmalı bu cümleden olarak, tasarrufa konu taşınmaz malın, tasarruf tarihindeki değeri keşfen bilirkişiye incelettirilmeli, 20.1.2000 tarihindeki sözleşmeye bakılarak, vaat borçlusu Salih'in kendi verdiği malın akdin yapıldığı sıradaki değerine göre ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul edip etmediği, bundan dolayı da yapılan tasarrufun bağışlama hükmünde olup olmadığı açığa kavuşturulmalıdır.
Mahkemece, bütün bu hususlar bir yana bırakılarak, davacı Hazine iddiasının yasanın sadece 30. maddesi hüküm çerçevesinde incelemek suretiyle tasarrufun iptali davasının reddi doğru olmadığından kararın Hazine yararına da bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar Salih Öztürk ve SSK Genel Müdürlüğünün temyiz itirazlarının reddine, Hükmün (2) numaralı bent uyarınca Demirbank A.Ş 3. bent gereğince de Hazine yararına BOZULMASINA, Demirbank A.Ş tarafından peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde iadesine, 29.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy