(743 S. K. m. 668) (4721 S. K. m. 744)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.11.2004 gününde verilen dilekçe ile mecra hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.7.2005 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Satılmış Yılmaz vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 744 (önceki Medeni Kanun'un 668.) inci maddesi uyarınca mecra irtifakı kurulması isteğine ilişkindir. Anılan madde uyarınca, her taşınmaz maliki zararın tamamının önceden ödenmesi koşuluyla suyolu, kurutma kanalı gaz ve benzerlerine ait boruların, elektrik hat ve kablolarının, başka yerden geçirilmeleri olanaksız veya aşırı ölçüde masraflı olduğu takdirde, kendi arazisinin altından veya üstünden geçirilmesine katlanmakla yükümlüdür.
Mecra irtifakı kurulması istemine ilişkin davalarda, irtifak hakkı taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından, leh ve aleyhine irtifak hakkı kurulması istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına mecra irtifakı kurulacak taşınmaz müşterek mülkiyete konu ise, dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir.
Mecra irtifakı kurulması isteğine ilişkin davalarda, istemin özelliği gereği en uygun yerin aranması ilkesinin geçerli olması ve bu davaların bir irtifak hakkı olmakla birlikte özünü komşuluk hukuku ilkelerinden alması nedeniyle;
Öncelikle davacının mecra ihtiyacının bulunup bulunmadığı saptanmalıdır. İhtiyacın saptanması halinde de, çevre taşınmazların tamamının üzerinde irtifak hakkı kurmaya elverişli olup olmadığı incelenip, hukukun genel bir ilkesi olan fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi uyarınca taraf yararları da gözetilerek, en az masrafı gerektiren ve bundan da en az zarar görecek kişi taşınmazı üzerinden mecra irtifakının bağlanacağı su, elektrik, gaz ve benzerine ait yol ya da kaynak ile yararına mecra hakkı kurulan taşınmaz arasında kesintisiz bağlantı sağlayacak şekilde kurulmalıdır. Ayrıca mecranın niteliği nasıl ve hangi araçlarla geçirileceği, ayrıca belirlenerek kararda gösterilmelidir.
İrtifak hakkının bedeli taşınmazların niteliğine göre atanacak bilirkişiler aracılığı ile objektif kriterler esas alınarak saptanmalı ve bedel hükümden önce mahkeme veznesine depo ettirilmelidir. Dava tarihi ile hüküm tarihi arasında taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş ve bu sürede de irtifak için öngörülen bedel davanın daha başında belirlenmiş ise, bu bedelin ödenmesinin mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olacağı durumlarda, hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak davranışları önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tesbiti yapılmalıdır.
Davanın niteliği gereği, yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır.
Anılan maddenin son fıkrası uyarınca, istem halinde gideri davacı tarafından karşılandığında mecra hakkının tapu siciline kaydına da karar verilmelidir.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Dava, davacıya ait 1127 parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki fabrikanın yağmur sularının tahliyesi için mecra hakkı istemine ilişkindir.
Mahkemece davalı Satılmış Yılmaz'a ait 130 parsel içerisinden yer altından su borusu geçirilmesi suretiyle irtifak tesisine karar verilmiştir.
Keşif yerinde hazır edilen bilirkişilerin verdiği rapor ve fen bilirkişisinin düzenlediği 2.5.2005 tarihli krokide sadece davalılara ait 129 ve 130 parseller incelenmiş, mahkemece (B) harfi ile kırmızı renkle gösterilen 130 parsel üzerindeki seçenek en uygun seçenek kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Söz konusu kroki üzerinde lehine mecra hakkı istenilen 1127 parsel gösterilmediği gibi, mecranın ulaşacağı yere kadar hangi parsellerden nasıl geçeceği de belli değildir. Dosya içerisine bazı parsel maliklerinin muvafakatnamelerinin konulması ile yetinilmiştir. Oysa mecra irtifakının ulaşacağı yer ile yararına mecra hakkı kurulan taşınmaz arasında kesintisiz bağlantı sağlanmalıdır. Kurulacak mecra hakkının tapuya tescili gerekli olduğundan aradaki taşınmaz maliklerinin verdiği muvafakatname ile yetinilmeyip, kesintisiz bağlantının gerçekleştirilmesi için bu parsel malikleri ile davacı arasında akdi mecra hakkı kurdurma olanağı tanınmalı, ya da bu parsel malikleri de usulüne uygun şekilde davaya katılarak hükmen mecra hakkı kurulması yoluna gidilmelidir.
Öncelikle uzman kişilerden oluşan bilirkişilerinde katılımı ile mahallinde keşif yapılarak 1127 parsele komşu olan taşınmazlar incelenmek suretiyle mecranın ulaşacağı yere uygun olan seçenekler belirlenmeli, fen bilirkişisine tüm seçenekleri gösterir davacı taşınmazından mecranın ulaşacağı yere kadar kesintisiz ve hükmün infazına uygun kroki çizdirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece tüm bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmadığından hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın yatırana iadesine, 14.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy