(4721 S. K. m. 747)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.04.2003 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.06.2005 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı R. tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Somut olayda davacı, adına kayıtlı 380 parsel sayılı taşınmazı lehine davalılara ait taşınmazlardan geçit hakkı kurulması isteğinde bulunmuştur.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; 04.06.2005 tarihli rapora istinaden 1006 ve 1007 parsellerden geçit hakkı tesisine karar verilmiş, hüküm R. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliğine uygun atanacak bilirkişiler aradığı ile objektif kriterler esas alınarak belirlenmelidir. Saptanacak bedel hükümden önce depo ettirilmeli, şayet dava tarihi ile hüküm tarihi arasında taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş ve bu sürede de geçit için öngörülen bedel davanın daha başında belirlenmişse, bu bedelin ödenmesine karar verilmesi halinde, mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olunacağı durumlarda hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak davranışları önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır.
Belirtilen bu ilke ışığında davaya sunulan bilirkişi raporunda belirlenen geçit hakkı bedelinde karar tarihine kadar değişiklikler olabileceğinden geçit bedelinin yeniden saptanıp bulunacak bu bedel depo ettirilmek suretiyle hüküm tesisi gerekirken mahkemece bu usule uyulmadığından hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, R. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 20.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy