(492 S. K. m. 30)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.11.2002 gününde verilen dilekçe ile noter satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.4.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne dava değeri yönünden duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dayanılan satış vaadi sözleşmesi biçimine uygun düzenlenmiştir. İki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan bu sözleşme ile mülkiyet devir borcu altına giren satıcıdan edimin yerine getirilmemesi halinde yargı yerine başvurularak borcun hükmen yerine getirilmesi istenebilir.
16.5.1997 günlü sözleşmede tescili talep edilen bağımsız bölümün değeri 1 Milyar TL olarak gösterilmiş ve dava da bu değer üzerinden harcı ödenerek açılmış ise de, mülkiyetin nakli 25.11.2002 tarihinde açılan davada talep edilmiştir. Her dava davanın açıldığı tarihteki koşullara uygun değerlendirileceğinden artık dava değerinin 16.5.1997 günlü sözleşmede yazılı 1 Milyar TL olduğunun kabule olanak yoktur. Dava 25.11.2002 tarihinde açıldığından dava değeri bu tarihe göre saptanmalıdır. Zira kamu düzeninden olan 492 sayılı Harçlar Kanununun 30. maddesi uyarınca mahkeme dava sırasında tespit edeceği dava değerinin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğunu belirlerse yalnız o celse için muhakemeye devam edebilir ve takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam edemez.
Bu yüzden mahkemece yerinde keşif yapılarak dava tarihindeki değeri yöntemine uygun belirlenmeli, ortaya Harçlar Kanununun 30. maddesinin uygulanma durumu çıkarsa anılan maddedeki usulü işlemler ikmal edilmelidir. Açıklanan bu hususlar üzerinde durulmadan ve salt sözleşmedeki bedele bakılarak çekişmenin esasının hükme bağlanmış olması bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 14.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy