(4721 S. K. m. 794) (633 S. K. m. 35)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 28.9.2004 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 2.5.2005 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 5389 ada 7 parsel sayılı taşınmaz kagir cami, cami evi depo ve arsası olarak, davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Gerçekten, Camiler kamu hizmetinde kullanılan yerlerdendir. Bu gibi yerlerin yönetimi 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 4379 sayılı yasa ile değişik 35.maddesi uyarınca Diyanet İşleri Başkanlığına aittir. Yine bu hüküm gereğince, cami veya mescit gerçek tüzel kişiler tarafından yapılmış olsa bile devri, Diyanet İşleri Başkanlığına zorunlu olan yerlerdendir. Cami veya mescitlerin zeminin ayrı, üzerindeki bütünleyici parçaların ayrı ayrı düşünülmesi olanaksızdır. Nitekim Türk Medeni Kanunun 684 maddesinde getirilen kurala göre bir şeye malik olan kimse o şeyin bütünleyici parçalarına da sahip olur.
Türk Medeni Kanunun 794 maddesinde tanıma yapılan intifa hakkı ise, aksine düzenleme yapılmadıkça sahibine, konusu üzerinde tam bir yararlanma yetkisi sağlar. İntifa hakkı ya tarafların sözleşmeleri ile veya sözleşme yapılmaksızın yasadan kaynaklanan nedenlerle kazanılabilir. Somut olayda tarafların krokide yeşil renkle taralı 55 metrekare yerdeki ev ve deponun cami görevlisinin kullanma gayesine uygun davacılara tahsisini gerektirir bir sözleşme olmadığı gibi bu yerin intifaının yasalar uyarınca davacılara verilmesini gerektirir bir düzenleme de yoktur. Aksine az yukarıda sözü edilen 633 sayılı Yasanın 35. maddesi uyarınca cami ve mescitlerin ve bütünleyici parçalarının yönetimi Diyanet İşleri Başkanlığına aittir. Hal böyle olunca davanın reddi yerine yasal bir dayanağı yokken yazılı olduğu şekilde kabulü bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy