(1086 S. K. m. 275)
Dava: Davacı U. K. vekili tarafından davalılar aleyhine 2.8.2002 gününde verilen dilekçe ile kişisel hakka dayalı tapu iptali tescil veya tazminat istenmesi üzerine bozma ilamına da uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın tazminat istemi yönünden kabulüne dair verilen 9.5.2005 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, Sivas Belediye Başkanlığını hasım göstererek açtığı davada, 12.6.1998 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığı parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile adına tescilini, bu istem kabul edilmediği takdirde ödediği bedelin en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama aşamasında davasını Hazine ve Organize Sanayi Bölgesi Müteşebbis Heyeti Tüzel Kişiliğine de yöneltmiştir. Mahkemece, davacının 6.maddesinde ki yükümlülüğünü yerine getirmediği, Organize Sanayi Bölgesi Başkanlığı Yönetim Kurulu tarafından uygulama yönetmeliğinin 98 ve 99. maddesi gereğince arsa tahsisinin iptal edildiği gerekçesiyle, tapu iptali ve tescil isteğinin reddine, ödenen bedelin tahsiline karar verilmiş, Belediye Başkanlığı aleyhine açılan dava ise davalı sıfatının bulunmaması nedeniyle reddedilmiştir. Kararın davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizce;
Dava kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davanın dayanağı 12.6.1998 tarihli, Organize Sanayi Bölgesi Başkanlığı adına davalı Belediye Başkanlığı ile davacı arasında düzenlenen ve 14 parsel sayılı taşınmazın davacıya tahsisine dair satış vaadi sözleşmesidir.
Davacı anılan sözleşme ile 4099/14 sayılı parseli üç milyar liraya satın almıştır. Ayrıca, sözleşmenin 6.maddesinde taşınmazı satın alan kişinin Bölgenin alt yapı inşaat durumunu dikkate alınmaksızın alıcı sözleşmenin imza tarihinde itibaren, fizibilitesinde belirtilen projesine uygun şekilde 6 ay içinde inşaatı başlanmaz ve 2,5 yıl içinde tesisi işletmeye açma yükümlülüğü getirilmiştir. Bu yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi sözleşmenin feshi ve arsayı geri almak için yeterli sayılmıştır.
Davacı, altyapı hizmetleri tamamlanamadığı için inşaata başlayamadığını savunmaktadır. Sözleşmede her ne kadar alt yapı inşaatının durumu nazara alınmaksızın inşaata başlanacağı karar aştırılmış ise de mahkemece öncelikle davacının satıcısı doğrultusunda, alt yapı hizmet inşaatların tamamlanmamış olmasının davacının inşaata başlamasına engel teşkil edip etmediğinin açıkça saptanması gerekmektedir. Çünkü alt yapı hizmetlerindeki eksiklik orada inşaat yapılmasını engelleyecek boyutta olabilir. Bu durumda sözleşmenin 6. maddesi hükmünün işletilmesi sözleşme yükümlüsü davacı açısından hakkın kötüye kullanılması anlamını taşır.
Açıklanan nedenle eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak tapu iptali ve tescil isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. gerekçeleriyle bozulmuştur.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacıya tahsis edilen taşınmazın bulunduğu sanayi bölgesinde birçok şirket tarafından inşaat tamamlanarak işyerlerinin faaliyete geçirildiği, bu nedenle de altyapı eksikliklerinin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesine engel olmadığı gerekçesiyle, yeniden davacının tapu iptali ve tescil talebi reddedilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Hükmüne uyulan bozma ilamında, davacı taşınmazının bulunduğu bölgedeki altyapı eksikliklerinin inşaat yapımına engel olup olmadığının tespiti için keşif yapılması açıkça belirtilmiştir. Mahkemenin kararına dayanak yaptığı üzerindeki inşaat tamamlanan taşınmazlar sanayi bölgesindeki diğer adalarda bulunan taşınmazlardır.
Davacıya tahsis edilen 14 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu 4099 adada tamamlanan inşaatın olduğuna dair herhangi bir belge dosya içerisinde yoktur. O halde mahkemece hükmüne uyulan önceki bozma ilamı doğrultusunda taşınmaz başında keşif yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Davacının temyiz itirazlarının yukarıda yazılı nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 22.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy