(818 S. K. m. 278) (4721 S. K. m. 6) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.6.2002 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen 21.4.2005 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davada 1.11.1999 başlangıç tarihli hasılat kira sözleşmesine dayanılarak iyi bir halde muhafaza edilmeyen ve hor kullanılan eşyalardan ötürü tazminat talebinde bulunulmuştur.
Davalı kiracı, kira sözleşmesinin davacıdan kaynaklanan sebeplerle feshedildiğini, feshin kiralayan davacıya duyurulduğu halde davacının yeterli koruma tedbirleri almadığını, kiralanana hırsız girdiğini ve tahribatın onlar tarafından yapıldığını, kaldı ki bir kısım eşyaları davacıya vermek üzere depoladığını açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece istek kısmen hüküm altına alınmış, hükmü her iki taraf temyiz etmiştir.
Gerçekten hasılat kira ilişkisinde kiracının borçlarını düzenleyen Borçlar Kanununun 278. maddesince kiracının kiralananı iyi bir suretle işletmesi, kendisine teslim edilenleri iyi bir halde muhafaza etmesi, aktin bitiminde de iyi bir halde kiralayana teslim etmesi gerekir. Şayet kiralanan ile birlikte teslim edilen eşyanın kıymetinde noksanlık var ise veya teslim edilenler kiracının kusuru ile yok olmuş ise kiralayan bunların kıymet noksanlıklarının tazminini kiracıdan isteyebilir. Medeni Kanunun 6. maddesi gereğince de kiralanan ile birlikte eşyaların teslim edildiğinin ispat yükü kiralayana düşer. Her ne kadar 1.11.1999 başlangıç tarihli sözleşmede kiralanan ile beraber bir kısım eşyanın da teslim edildiği ve buna ilişkin demirbaş listesi düzenlendiği yazılı ise de, gerek davacı gerekse davalı yan böyle bir listeyi dosyaya sunmamıştır. Başka bir anlatımla davacı kiralayan davalı kiracıya teslim ettiğini kanıtlayamadığı eşyanın bedelini talep edemez. Bu bakımdan bilirkişilerin teslim keyfiyeti kanıtlanmışçasına bazı eşyaların varlığını bildirmeleri ve bunlara ilişkin hesaplama yapmaları, mahkemenin de bu raporu karara dayanak yapması doğru olmamıştır. Ancak yine tespit raporunda kiralananın hor kullanılmasından kaynaklanan bazı eski hale getirme bedeli de hesaplanmıştır. Bu kalemler kiracının kiralananı fena kullanmasından kaynaklanan onarım bedelleridir. Her ne kadar davalı kiracı bu zararın oluşmasında kendi kusuru olmadığını, zararın kiralanan işyerine giren hırsızlarca meydana getirildiğini savunmuş ise de, buna ilişkin yeterli bir delil göstermediği gibi, kiralanan yerin 7.2.2001 tarihinde tahliye edildiği sıradaki durumunun iyi olduğunu kiralananın bu haliyle davacı kiralayan zilyetliğine devredildiğini, bu konuda yaptırdığı delil tespiti ile ispat edememiş, davacı tarafından yaptırılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporundaki bulgulara değer verilmesi zorunlu olmuştur.
O yüzden mahkemece bilirkişilerden ek rapor alınarak tespit dosyasındaki bulgular doğrultusunda kiralananın fena kullanılmasından kaynaklanan davacının alacağı yeterli ve gerekçeli biçimde hesaplatılmalı, davalıdan bulunacak bu alacak toplamı hüküm altına alınmakla yetinilmelidir.
Diğer taraftan her ne kadar teslim yazılı delille kanıtlanmamışsa da davalı kiracı bir kısım eşyanın kendisinde bir kısmının da yediemin olarak dava dışı Cem Dedebal isimli kişide davacıya geri verilmek üzere saklandığını bildirmiştir. Demirbaş eşyalar aynen mevcut olduğu sürece bunların aynen iadesi ve varsa fena kullanma zararı istenebilir. Bu konuda da bilirkişi incelemesi yaptırılmalı, davalının 1.12.2002 tarihli cevap dilekçesinin 5. bendindeki koruma altına aldığı, yine yediemin Cem Dedebal'ın 4.3.2003 tarihli ihtarındaki eşyalar incelenmeli, hor kullanma yoksa bunların aynen veya tazmini gerekir hor kullanma bedeli ile birlikte davacıya geri verilmesi ya da mevcut değillerse bedellerinin tahsili hüküm altına alınmalıdır. Mahkemece bu yön gözden kaçırılarak var olduğu bildirilen eşyalar içinde soyut değer takdiri yaptırılarak bedele hükmetmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle taraflar yararına BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatıranlara iadesine, 08.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy