(3402 S. K. m. 9) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.3.2003 gününde verilen dilekçe ile meraya müdahalenin meni istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.5.2005 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı köy, kadim meranın 300.000 m2'lik kısmının idari karar ile Kaymakamlık ve Mal Müdürlüğü tarafından davalı Mustafa Yeşilyaprak'a ağaçlandırılmak üzere kiralandığını, meraya yapılan elatmanın önlenmesini istemiştir.
Davalı Karataş Kaymakamlığı ve Mal Müdürlüğü vekili, İl Mera Komisyonu'nca mera alanlarının tespitinin yapıldığını, dava konusu yerin tespit dışında kaldığını, Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü, Orman İşletmeleri Müdürlüğü, İl Kültür Müdürlüğü ve İl Turizm Müdürlüğünden alınan olumlu görüşler sonucu dava konusu yerin ağaçlandırılmak üzere diğer davalı Mustafa Yeşilyaprak'a kiralandığını, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı, Mustafa Yeşilyaprak ise; bu davada taraf sıfatı bulunmadığını idare tarafından kendisine kiraya verilmesi işleminin idari bir işlem olması nedeniyle davaya bakma işinin idari Yargıya ait olduğunu, dava konusu yerin de köy merası olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dava konusu yerin kadastro tespiti sırasında tescil harici bırakıldığı, davacı köyde İl Mera Komisyonu tarafından mera çalışmalarının başladığı ve mera alanlarının tespit edildiği, tahdit ve tahsisin henüz tamamlanmadığı, dava konusu yerin tespit dışında kaldığı ve davalı olması nedeniyle çalışma yapılmadığı, yine bu bölgede 1951 yılında Toprak Tevzi Komisyonunca meraların tespitinin yapıldığı toplanan deliller ile sabittir. Ancak bu bulgular ve deliller doğrultusunda mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Öncelikle 1951 yılında yapıldığı belirtilen Toprak Tevzi Komisyonu çalışmalarına ait harita ve tutanakları, mera norm kararları getirtilmeli, bu çalışmalar sonucu mera olarak kabul edilmiş alanlar yeniden oluşturulacak uzman bilirkişi heyetince çekişme konusu araziye uygulatılmalı, bu uygulama yapılırken de ölçümlere, mevsimlere ve yıllara göre sınırı değişken olduğu anlaşılan Ceyhan Nehri kıyısından değil, bulunacak bir nirengi noktasından, o da yok ise bölgedeki değişmez doğal bir sınır hattı tespit ederek uygulamaya oradan başlanarak dava konusu yerin Toprak Tevzi Komisyonu mera norm kararı ile tahsisli mera haline getirilen yer içinde kalıp kalmadığı belirlendikten sonra, çekişmeli arazi bölümünün mera norm kararına göre çizilen kroki kapsamında kalan bölümü için kabul kararı vermek gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 08.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy