(1086 S. K. m. 292) (818 S. K. m. 19, 20)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.8.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.7.2005 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı H. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece dava, tanık ifadelerine değer verilerek kabul edilmiş, hüküm davalı H. G. tarafından temyiz edilmiştir.
İnanç sözleşmeleri 5.12.1947 tarih ve 20/6 Sayılı İçtihadı Birleştirme kararında belirtildiği gibi yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan ve inanç gösterilen kişi adına taşınmazın tapuda tescil edildiği tarihten önce düzenlenmiş bir belge olmalıdır. Ancak inanç sözleşmesine dayanan taraf açıklanan nitelikte bir delile dayanmasa bile iddiasını varsa yazılı delil başlangıcı (HUMK. nun 292. madde) niteliğinde bir belge ile kanıtlama olanağına sahiptir.
Somut olayda; davacı tarafça az yukarıda sözü edilen nitelikte bir belge sunulmamıştır. Bu nedenle tanık ifadelerine dayanılarak davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ancak davacı dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmıştır. Kati delil niteliğindeki yemin deliline de dayanıldığından, davacıya kullanacaklarsa bu hakları da hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Hüküm açıklanan nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 23.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy