(4721 S. K. m. 747)
Dava: Davacı tarafından, davalılar aleyhine 18.12.2000 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın davalı F. Doğan yönünden kabulüne dair verilen 20.5.2005 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı F. Doğan vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, geçit hakkı istemine ilişkin bulunmaktadır. Davacı imardan önceki mevcut haliyle 3650 metrekare genişliğinde olan 675 parsel numaralı taşınmazına yol cephesi bulunmadığını bildirerek komşu taşınmazların uygun olanından geçit istemiştir. Dava kabul edilmiş, hüküm, üzerinden geçit kurulan 674 parsel maliki tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyaya getirtilen belediye imar haritasına göre yol ihtiyacı olduğu belirtilen taşınmaz ile çevre taşınmazların imar planı içine alındığı ve davacıya ait parselin doğu ve güneyden yollara cepheli hale getirildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca davacıya ait taşınmazın eski kaydı kapatılarak ifrazen 1065, 1066, 1067, 1068 ve 1069 parsellere bölündüğü bunların tamamında yollara cepheli hale getirildiği anlaşılmaktadır. İfraz işleminin ayrıca 673 parsel bakımından da yapıldığı S. Beritan tarafından çizilen krokiden de anlaşılmaktadır. 674 parselin ise üzerinde imar ifrazının yapılıp yapılmadığı dosyaya yansıyan belge ve bilgiler ile anlaşılamamaktadır. Çevre taşınmazlarda imara uygun ifrazların yapılması bir bakıma imar yollarının da ayrıştırılıp hizmete açık hale getirildiğinin bir işareti sayılacağından üzerinden geçit tesis edilen 674 parselin krokide kahverengi ile taralı geçit zemininin imar yolunun bir parçası durumunda olduğu da göz önünde bulundurularak 674 sayılı parselin güney bölümünde yer alan imar yolunun fiilen açılıp açılmadığının belediyeden sorulması zorunludur. Bu yolda bir bilgi alındıktan sonra imar yolunun açık olup olmadığı hususu gerekirse keşif yoluyla da denetlendikten sonra sonucuna göre bir karar verilecek yerde, imar yollarının faaliyete geçmediği düşüncesiyle davanın kabulü doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; imar yollarının açık olmaması durumunda geçit irtifaklarının bir taşınmaz yükümü ve diğer taşınmaz yararı biçiminde kurulması gerekir kuralının hukuki sonucu olarak davacıya ait yeni parsellerin her birinin diğerine akdi geçit irtifaklarının sağlanması ile geçit bütünlüğünün korunması ilkesinin düşünülmemesi doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz eden F. Doğan vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 12.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy