(5737 S. K. m. 18)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.4.2002 gününde verilen dilekçe ile vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.2.2005 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, tapu kayıtlarında yazılı olan vakıf şerhinin silinmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir. Mahkeme her ne kadar bozmaya uymuş ise de, bozmada belirtilen hususlar ve ilkeler doğrultusunda yeterli araştırma ve uygulama yapılmadan, özellikle de vakıf taşınmazın türü hakkında yeterli bilgiye sahip uzman bilirkişilerden hükme esas teşkil edecek nitelikte rapor alınmaksızın hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Esasen, vakıf şerhini gerek kadastro tutanağına işletmek veya sonradan herhangi bir yolla tapu kayıtlarına yazdırmaktaki vakıflar idaresinin amacı taşınmazdaki vakıf alacağı olan taviz bedelini ivaz alacağını almayı sağlamaktır. Taşınmazın taviz bedeline tabi olma koşullarından birisi de o taşınmazın sahih vakıflardan olduğunun saptanmasıdır. Başka bir anlatımla, uyuşmazlığın giderilmesinde Mihrişah Valide Sultan Vakfının niteliğinin saptanması önemlidir. Çünkü, ancak böylece belirlenen vakfın türüne göre çekişmeli taşınmazda davalı vakıflar idaresinin bir hakkı bulunup bulunmadığı, diğer bir deyişle davacının taviz bedeli ödemesi gerekip gerekmediği sonucuna varılabilir. Şu duruma göre, önceki bozma kararında belirtilen ilkeler doğrultusunda, Hukuk Fakültelerinin taşınmaz hukuku dalında uzman kadrolarından tespit edilecek bir bilirkişiye dosyanın tevdii ile bu konuda rapor istenip, mahkemece bu raporun değerlendirmeye alınması gerekir.
Açıklandığı şekilde vakfın niteliği ve taviz bedeline tabi olup olmadığı, davacının vakıf şerhinin kaldırılması için taviz bedeli ödemesinin gerekli bulunup bulunmadığı saptanmadan, belirlenen taviz bedelini verilen sürede ödemediği gerekçesi ile davanın reddi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 01.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy