(4721 S. K. m. 747)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.7.2003- 21.5.2004 gününde verilen dilekçeler ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 5.7.2005 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Fahri Işık ve Mehmet Işık vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Davacı maliki bulunduğu 864 parsel numaralı taşınmazının ana yola sınır teşkil etmediğini bildirilerek taşınmazının batı uzağından geçen yola çıkışının sağlanması için bu yönde yer alan davalılara ait taşınmazların uygun görünen yerinden geçit hakkı kurulmasını istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalılar vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dosyaya getirtilen pafta örneğine göre davacıya ait 864 parselin yola sınır teşkil etmediği, bu nedenle geçit ihtiyacının zorunlu olduğu açıktır. Mahallen yapılan keşif ve değerlendirmeye göre geçit için 862 ve 863 parsellerin sınır teşkil ettiği bölgeden geçite karar verilmesin de hukuka aykırı bir yön yoktur.
Ne var ki; keşif yerinde hazır edilerek infaz için kroki çizdirildiği anlaşılan fen bilirkişi Sinan Altınoğlu ve Şaban Ceylan'ın düzenledikleri 12.4.2004 tarihli kroki infaza elverişli bulunmamaktadır. Bu kroki de 863 ile 864 parselin müşterek sınırından başlatılan geçitin başlangıç yerindeki genişliği belli olmadığı gibi geçitin yola ulaştığı yerdeki genişlikte belirtilmemiştir. Açıklanan bu eksiklikler hükmün kesinleşmesi üzerine infaza götürüldüğünde paftaya işlenmede sorun yaratacağı gibi, geçitin genişliği konusunda da ilerde doğacak uyuşmazlıkları ortadan kaldırmaya yeterli olmayacaktır. Açıklanan yönler hükmün bozulmasını gerektirmiş olduğu gibi, geçit için belirlenen yol zemininin 120 metrekaresi 863 parselde, 8.50 metrekaresi de 862 parselde yer almasına rağmen kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm yerinde tamamen tersi nazara alınarak hüküm kurulmuş bulunması da yasaya aykırılığı teşkil eden diğer bir bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy