(4721 S. K. m. 748/3)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.05.2005 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.06.2006 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, davacılara ait 15, 16, 17 parseller lehine davalının 5 parselinden geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Davacılar vekili yargılama sırasında 15 parselle ilgili isteminden vazgeçmiş, en uygun güzergahın 5 parselin ortasından geçen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen yer olduğunu ileri sürmüştür. Davalı vekili 5 parselin kuzeyindeki bilirkişi krokisinde (B) harfi ile gösterilen yerden geçit kurulmasını kabul ettiklerini, diğer seçeneğin taşınmazı böldüğü için uygun olmadığını savunmuş, mahkemece kuzeydeki (B) harfi ile gösterilen seçenek en uygun kabul edilerek bu kısımdan davacılar taşınmazı lehine geçit tesisi için karar verilmiş, hükmü davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller, dosya kapsamına ve özellikle geçitin subjektif arzulara göre değil, objektif kurallara uygun, fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereğince yükümlü taşınmazı bölmeyecek şekilde kurulması gerektiğinden davacılar vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Davacılara ait 15, 16, 17 parseller için geçit hakkı kurulması istenmiş, 15 parsel hakkındaki istemden vazgeçilmiş, mahkemece, 16 ve 17 parseller için geçit hakkı kurulması yönünde hüküm kurulmuştur. Geçitin kesintisiz olarak kurulması gerekir. Davacılar vekilinin talebinde bulunan 16 parselin genel yola çıkabilmesi için 17 parselden geçit kurulması gerekmektedir. Bunun için davacıya uygun süre verilerek 17 parsel üzerinde akdi geçit hakkı kurulduktan sonra kesintisiz bir şekilde geçit hakkına karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; depo edilen geçit bedelinin davalıya ödenmesinin hüküm altına alınmaması, davanın niteliğine göre, hesap edilen bakiye harcın davalıdan alınmasına karar verilmesi, öte yandan kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 maddesi gereği tapu siciline kaydı da gerekirken bu yönlerin gözardı edilmesi doğru değilse de temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bent uyarınca BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 13.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy