(4721 S. K. m. 683) (1086 S. K. m. 8)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.7.2004 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 27.3.2006 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, taşınmazına bitişik davalının imara ve projeye aykırı olarak aralarında bulunan boşluğa bina yaptığını el atmanın önlenmesi ile binanın kal'ini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
El atmanın önlenmesi ile birlikte kal'de istenmesi durumunda dava değeri, dava konusu zemin ve üzerindeki yapının değerleri toplamıdır. Hükme esas alınan 03.10.2005 günlü bilirkişi raporunda, davanın açıldığı 13.07.2004 tarihinde kal'i istenen bina bedeli 4.149,48 YTL olarak belirtilmiştir. HUMK. nun 23.6.1996 tarihinde yürürlüğe giren 4146 sayılı Yasa ile değişik 8/1. maddesi ile 4146 sayılı Yasanın Ek 3. maddesi gereğince, dava tarihinde Sulh Hukuk Mahkemesi değeri 400 YTL kadar olan davalara bakmakla görevlidir. Mahkemece, kal'i istenen bina bedeli 4.149,48 YTL olduğu saptanmıştır. Bu durumda davanın görülmesi Sulh Hukuk Mahkemesinin değil, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girmektedir.
Belirtilen nedenle, resen gözetilmesi gereken görev hususu dikkate alınmaksızın yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 17.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy