(6785 S. K. m. 31)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.03.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.02.2006 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Hazine, adına kayıtlı iken Belediye Encümen kararı ile yola terkin edilerek imar tadilatı sonucu davalı Belediye adına tescil edilen 782 ada 49 parsel numaralı taşınmazın, 6785 Sayılı Yasanın 31. maddesi gereğince konulan şerh uyarınca mülkiyetinin Hazine'ye ait olduğunu belirterek tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur. Yerel Mahkemece 782 ada 49 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının hükmünü koruduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu taşınmazın 782 ada 49 parsel numarası ile tapuya bağlanmadan önce 07.12.1971 tarih 27 sıra numarası ile Hazine mülkü olduğu, sonradan Bakanlar Kurulunun onayından da geçtiği anlaşılan Uşak Belediyesi Encümeninin 17.10.1979 gün 1882 sayılı kararı ile yola terk edilmek kaydıyla Belediye adına tescil edildiği ve bu tescil ile 782 ada 49 parsel numarasını aldığı anlaşılmaktadır. Hazinece dava açılırken bu kaydın hukuki varlığını koruduğu belirtilerek tapu iptali tescil isteminde bulunulmuştur. Oysa, bu taşınmazın mevcut ada ve parsel numarası ile varlığını korumadığı Uşak Belediyesi tarafından imar uygulamasına alınarak 3788 ada 18 parsel numaralı taşınmaz içine katıldığı Belediye tarafından yapılan imara ilişkin işlemler ve Tapu Sicil Müdürlüğünün 29.04.2005 tarih 11/2 nolu yazılarıyla anlaşılmaktadır.
Yargılama sırasında yapılan keşif sonrası düzenlenen Fen Bilirkişisi M. Coşkun'un 17.10.2005 günlü raporunda ise 782 ada 49 parsel numaralı yoldan ihdas bu yerin imar uygulaması sırasında 3976 ada 1 parsel numaralı taşınmaz olduğu ve 3788 ada 18 parsel ile aynı zeminde bulunmadığı belirtilmiştir. Fen bilirkişisi tarafından tesbit edilen bu durum getirtilen tapu sicil kayıtları arasında yer almamaktadır. Tapu sicil kayıtlarındaki bu eksiklik giderildikten sonra dava konusu parselin hukuki işleme tabi son durumu belirlenerek hüküm kurulması gerekir. Yerel Mahkemece eksik inceleme ile işlem görme niteliğini kaybeden ve kaydı kapatılmış bulunan tapu kaydı esas alınarak karar verilmiş olması yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Belediye vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 28.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy