(3402 S. K. m. 13) (4721 S. K. m. 712, 713)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.11.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 19.04.2006 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Mehmet Kahraman vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davalı Hazineye ait 30 parsel sayılı taşınmaza ait tapu kaydının, davacının 05.10.1990 tarih 7 numaralı tapu kaydının kapsamı içinde kaldığından bahisle iptali ile davacı adına tescili istenmiş, davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme davacının dayandığı tapu kaydının nizalı yere uymadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava tapu kaydına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen davanın reddine dair karar toplanan delillere ve dosya içeriğine uymamaktadır. Şöyle ki;
Kadastro tespiti sırasında nizalı taşınmazın Kosta Kanakani'ye ait olduğunun bildirildiği, ancak bu kişinin teknisyenliğe başvurarak malik olduğuna dair bir belge ibraz etmediği gibi, taşınmazın evveliyatının kime ait olduğunun bilinmediği, zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin anlaşılamadığı, üçüncü derece doğal sit alanında kaldığı, doğal sit alanlarının korunması gereken alanlardan olduğu ve zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı gerekçeleriyle 3092 m2 31 dm2 tarla vasfıyla hazine adına tespit olunmuş, dava dışı Vakıflar Genel Müdürlüğünün açtığı tespite itiraz davası reddedilerek hazine adına hükmen tescil edilmiştir.
Davacı iki dönüm iki evlek miktarındaki tarla vasıflı 05.10.1990 tarih 7 numaralı tapu kaydına dayanmaktadır. Bu kayıt kadastro tespiti sırasında hiçbir parsele uygulanmamıştır. Geldisi Eylül 1302 yoklama 2522 numaralı kayda dayanan tapuyu davacı Fonayot oğlu Yani Butel adlı kişiden satın almıştır. Tapu kaydı üç hudutlu olup bu hudutta da gayrimüslim kişilere ait taşınmazlar mevcuttur.
Keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi İstiratoniki Mudak (1926 doğumlu) dava konusu taşınmazın evvelce Kiryakul'a ve Vasilina Buteli adlı iki kız kardeş tarafından kullanıldığını, onlara kimden geçtiğini bilmediğini, daha sonra bu iki kız kardeş tarafından 1950'li yıllarda evlat edindikleri Yani Buteli'ye bağışladıklarını, Yani'nin taşınmazı bir süre kullandıktan sonra yaklaşık 20-30 sene kadar önce davacıya sattığını davacının dayanak tapusunun mevki ve sınırları itibariyle nizalı parsele uyduğunu, taşınmazın kuzeyin kendi babası Kostanti Konakani'ye ait taşınmaz ve kısmen de adını İstaviryani olarak bildiği taşınmaz, batısında dedesi Angeli Mulara ait yer, güneyde de yine Angeli Mulara ait yer bulunduğunu, tapu sınırlarının ve miktarının hiç değişmediğini, tapuda Esterine olarak okunan sınırın şu anda 27 parsele tekabül ettiğini, Esterine'den de Konyalı birisinin satın aldığını, ancak sonradan Hazineye yazıldığını, İstavir Yanos sınırının zeminde 29 parsele tekabül ettiğini ve çocukları tarafından ekilip biçildiğini, Mular veya Molar sınırının da 28 parsele tekabül ettiğini, dolayısıyla tapu kaydının üç sınırı itibariyle taşınmaza uyduğunu, kadastro beyannamesinde hak sahibi gibi görünen Kosto Kanakani'nin taşınmazla bir ilgisi bulunmadığını ifade etmiştir. Tanık Eleni Apistola'da taşınmazın evvelce iki kız kardeş tarafından kullanıldığını, 1950'li yıllarda Yani Butel'e geçtiğini ve onun tarafından davacıya satıldığını, tapu hudutlarında isimleri yazılı kişilerin adada yaşadıklarını, ancak yerlerinin neresi olduğunu bilmediklerini açıklamıştır.
Tanık sıfatıyla ifadesi alınan tespit bilirkişisi Erdoğan Gürşen ise, kadastro sırasında kendilerinin de anlayamadığı biçimde tespitin Hazine adına yapıldığını, kendisinin ve diğer tesbit bilirkişisinin beyanına dayanmadığını, kadastro teknisyenlerinin kendilerine güvenilmesini isteyerek tutanakları toplu olarak imzalattıklarını beyan etmiştir.
Teknik bilirkişi Orhan Onay 01.12.2005 havale tarihli krokili raporunda 05.10.1990 tarih 7 numaralı dayanak tapunun mevki ve hudutlarının nizalı 30 sayılı parsele uyduğunu, sınırlardaki değişikliğin tedavüllerden ileri geldiğini bildirmiş, dayanak tapu kayıtlarının sınır komşularını kroki üzerinde işaretlemiş, taşınmazın içersinde ve çevresinde korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının bulunmadığını, dayanak tapu miktarının yaklaşık 2500 m2 parselin alanının ise 3092,31 m2 olduğunu bildirmiştir.
Bilirkişi krokisinde görüldüğü gibi dayanak tapuda yazılı üç sınır 29-28 ve 27 parsellere tekabül etmektedir. Bu durumda; her ne kadar mahalli bilirkişi kuzey sınırının da sabit olduğunu ve kuzey sınır komşusunun babası Kastanti Konakani olduğunu söylemişse de, dayanak tapunun üç hudutlu olduğu nazara alındığında, mahkemece bilirkişiye dayanak tapu miktarı sabit hudutlarından başlanarak ölçtürülmek suretiyle parsel tapusundan miktar fazlası ayrılarak işaretlettirmeli, miktar fazlası için davanın reddine kalan kısım hakkındaki davanın ise kabulüne karar verilmesi gerekir iken, olaya uygun düşmeyen gerekçelerle davanın tümünün reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 27.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy