(1086 S. K. m. 275) (4721 S. K. m. 683, 737)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 12.05.2006 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.07.2006 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davada davalının evinin çatı kısmı davacının evine taşarak kar ve yağmur sularının zarar verdiği iddia edilmiştir. Gerçekten Türk Medeni Kanununun 683. maddesi uyarınca malik olan kimse taşınmazda kullanma, yararlanma ve tasarruf yetkisine sahip ise de, anılan yasanın taşınmaz mülkiyet hakkının kısıtlanmalarını düzenleyen komşu hakkı' bölümünde yer alan 737. maddesinde taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkilerin kullanımında komşuları etkileyecek taşkınlıktan kaçınılması gereği hükme bağlanmıştır.
Komşuları etkileyecek durumun varlığını uyuşmazlığın niteliğine, yerel âdete göre komşular arasında hoşgörüyü aşan bir olgu olup olmadığına bakarak saptamak gerekir. Eğer sözü edilen ölçülere göre komşuluk hukukunun öngördüğü sınırları aşan kullanımın varlığı belirlenirse, mahkemece bu zararlı davranışın giderilmesi ve giderimin nasıl yetine getirileceğinin, bu konudaki taraf yükümlülüklerinin neler olduğunun hüküm yerinde açıkça gösterilmesi zorunludur.
Somut olayda; Mahkemece teknik bilirkişi olarak tapu fen memuru ile keşfe gidilmiş, bilirkişinin 07.07.2006 tarihli raporunda bu haliyle çatı payının 50 cm'lik kısmı ihlal edilmiş olup davacının bahçe duvarını kar ve yağmur sularının etkilemesi muhtemeldir' görüşüne yer verilmiştir.
Olay yerindeki hakimin kendi gözlemi de esas alınarak davanın reddi yönünde hüküm kurulmuştur. Uzmanlık gerektiren konuda hakimin teknik bilgisinin yeterli olmayacağı gibi, esasen çap uygulamasıyla görevli bilirkişiden uzmanlığı icabı zararın olup olmadığı, varsa bunun giderilmesi şekli hususunda beyanda bulunması da beklenemez. Çekişmenin giderilmesi açısından HUMK. nun 275. maddesi hükmünce oy ve görüşüne başvurulacak bilirkişi inşaat mühendisidir. O halde mahkemece konusunda uzman bilirkişi ile yeniden keşif yapılarak, ileri sürülen iddiaların gerçekliği saptanıp, tespit edilirse yanlar arasındaki çekişmenin giderilme biçimi belirlenmeli ve buna ilişkin infaza uygun hüküm kurulmalıdır. Bütün bu yönler gözardı edilerek istem eksik araştırmayla reddolunduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 07.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy