(3402 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02.08.2004 gününde verilen dilekçe ile kısmen tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; ispatlanamayan davanın reddine dair verilen 16.06.2006 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olarak açılmıştır. Davacı, davaya konu taşınmazın babası Mehmet'ten kardeşi olan davalı Cavit ile kendisine kaldığını bildirerek tamamının Cavit'e ait gibi tespit ve tescilinin yapılmasının yanlış olduğunu, taşınmazın yarı payının iptali ile adına tescilini istemiş, davalı, davanın reddini savunmuş, mahkemece taşınmaz öncesinin tarafların ortak murisi babaları Mehmet'in iken yıllar öncesi terk etmesi üzerine sonradan davalı tarafından sahiplenildiği, hükme gerekçe yapılmak suretiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava açılırken diğer deliller yanında tapu kaydına da dayanılmıştır. Davaya konu 18 parsel nolu taşınmaz tutanağı düzenlenirken de uyuşmazlık konusu yere 27.04.1948 tarih 47 numaralı tapu kaydının revizyon alındığı anlaşılmaktadır. Tapu kaydına bağlı taşınmazlarda kayıt maliki ya da mirasçılarının taşınmazı terki doğrudan işgalci olan kişilerin hak sahibi olmalarına imkan vermez. Eğer kayıt ölü kişi adına kalmış ve taşınmaz malikin mirasçılarından birisi zilyetliğinde kalmış ise bu kişinin zilyetliğini miras şirketi adına sürdürdüğü kabul edilir.
Açıklanan nedenle revizyon alınan tapu kaydı zemine uygulanmalı, uyması halinde iştirak halinde mülkiyet hükümlerinin olaya uygulanıp uygulanamayacağı hüküm yerinde tartışılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, taşınmazın başından beri tapusuz kabulü ile salt zilyetlik hükümleri çerçevesinde yorum yapılarak davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 19.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy