(4721 S. K. m. 683)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 09.09.2004 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni ve ecrimisil, birleşen dosya ile 26.11.2004'te tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, birleşen tapu iptali tescil davasının reddine dair verilen 09.06.2006 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Emine Ural vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil tahsili, birleştirilen dava ise, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu kayıt iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek ise, tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece kayıt maliki Sezai'nin açtığı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine yönelik dava kabul edilmiş, satış vaadi sözleşmesine dayalı istem reddedilmiş, kararı asıl davanın davalısı ve birleştirilen davada davacı Emine Ural temyiz etmiştir.
Üzerinde idari mercilerce yıkımına karar verilen yapı bulunan 712 parsel sayılı taşınmaz paylı mülkiyet rejimine tabi olup, davacı Sezai Oğuz'un 1/12 payı bulunmaktadır. Davalı Emine ise, dava konusu taşınmazı 15.03.2000 günlü taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesiyle zilyetliğinde bulundurmaktadır. Davalı ve birleştirilen davada davacı Emine'ye satış vaadinde bulunan dava dışı Yunus 712 parselde kayıt maliki değildir. Mülkiyet hakkı sahibi Türk Medeni Kanunun 683. maddesi hükmünce malı hukuka uygun biçimde elinde bulundurmayan kimseye karşı elatmanın önlenmesi isteminde bulunarak müdahalenin giderilmesini isteyebileceğinden, mahkemece bu olgunun gözetilmesi suretiyle mülkiyet hakkı sahibi davacı Sezai Oğuz'un davasının kabulünde bir yanılgı yoktur.
Ancak;
Az yukarıda sözü edildiği üzere, davalı ve davacı Emine Ural'ın taşınmazdaki zilyetliğinin nedeni dava dışı Yunus ile biçimine uygun düzenlediği taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesidir. Satış vaadi sözleşmesinin hukuki niteliği ve hüküm ve sonuçları eldeki davada tartışıldığından, bu davanın hükme bağlanmasına kadar davacı ve davalı Emine'nin taşınmaza haksız elattığı dolayısıyla kötü niyetli olduğu söylenemez. Başka bir anlatımla, haksız işgal tazminatı adı altında bir ödemede bulunması gerekmeyen davalı ve davacı Emine Ural'dan ecrimisil adı altında tazminat tahsili doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin harcın istek halendi yatırana iadesine, 24.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy