(4721 S. K. m. 683)
Dava: Davacı-k.davalı O. Mutaf vekili tarafından, davalı-k.davacı M. Alataş aleyhine 01.04.2005 gününde verilen dilekçe ile tecavüzün önlenmesi, kal, karşı dava tecavüzün önlenmesi, tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davacı-k.davalı ve davalı-k.davacının elatmanın önlenmesi davalarının kabulüne, davalı-k.davacının tazminat davasının reddine dair verilen 08.06.2006 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı-k.davalı ve davalı-k.davacı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı O. Mutaf, kendisinin 881 parsel sayılı taşınmazın, davalının ise 880 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalının sınırına duvar yapmak ve çit çekmek suretiyle tecavüz ettiğini belirterek davalının elatmasının önlenmesini ve duvarın yıkılmasını istemiştir.
Davalı-karşı davacı ise, dava konusu yerde davacının rızası ile iyiniyetli olarak davacının göstermiş olduğu sınıra duvar ve çit çektiğini, eski sulama sisteminin yerine yeni sulama sistemi yaptığını belirterek davacının davasının reddi ile karşı dava olarak ta çit ve sulama sisteminin yıkılması halinde uğrayacağı 4000 YTL.'lik zararının tazminini ve davacının da kendisine ait 882 parsel sayılı taşınmaza tecavüz ettiğini belirterek davacının elatmasının önlenmesini istemiştir.
Mahkemece, davacı-karşı davalının davasının kabulü ile davalının anlaşmaya aykırı şekilde davacıya ait 881 parsele elatmasının önlenmesine, çit'in kal'ine, karşı davacının tazminat davasının reddine, elatmanın önlenmesi davasının kadastral sınır esas alınarak kabulüne karar verilmiş,
Hükmü, davacı vekili, taraflar arasında bir anlaşma olmadığı halde mahkemenin bir anlaşma olduğunu kabul ederek, sınırın bu anlaşmaya göre belirlenmesi yönünde karar vermiş olmasına rağmen, karşı dava konusu olan alanda ise sınırın kadastral sınırdan çekilmesine karar vermiş olmasının doğru olmadığını, anlaşmanın varlığı bir an için kabul edilse dahi tamamen kendi aleyhlerine yorumlanmış olmasının doğru olmadığını, davalı-karşı davacı vekili ise, tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre, davalı M. Alataş vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı O. Mutaf vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava çapa dayalı tapulu taşınmaza elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir. Davacı, kadastral sınıra göre elatmanın önlenmesini istemiş, karşı davacıda kendisine ait 882 parsel yönünden kadastral sınıra göre elatmanın önlenmesini talep etmiştir.
Davacıya ait 881 parsel sayılı taşınmaz, karşı davacıya ait 880 ve 882 parsel sayılı taşınmazlar arasında kalmaktadır ve taşınmazların fiilen kullanılan zemin sınırları kadastral sınırdan farklıdır. Taraflar mevcut sınırların korunması konusunda aracı vasıtasıyla görüşme olduğunu, ancak aralarında bir anlaşma olmadığını ileri sürmüşlerdir. O halde, sorunun kadastral sınıra göre çözümlenmesi gerekir. Medeni Kanununun 683 maddesi gereğince davacı mülkiyet hakkına dayanarak kadastral sınırı ihlal ederek taşınmazı haksız olarak elinde bulunduran davalıya karşı elatmanın önlenmesini isteme hakkına sahiptir. Mahkemece, 881 parsel ile 882 parsel arasındaki sınırın belirlenmesinde kadastral sınır esas alınırken, 880 parsel ile 881 parseller arasında müşterek sınırı belirleyen kadastral sınır nazara alınarak buna göre hüküm kurulması gerekirken, yanlar arasında varılması umulan ve fakat hayata geçirilemediği anlaşılan uzlaşmaya, anlaşmaya bağlı biçimde yasaya aykırı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı M. Alataş vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 21.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy