(4721 S. K. m. 683, 995)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.2.2005 gününde verilen dilekçe ile meni müdahale ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalı Ömer yönünden davanın reddine, davalı Şaban F. yönünden kabulüne dair verilen 10.10.2006 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Şaban F. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı kendisine ait mesken olarak kullandığı 5 numaralı bağımsız bölüm ile davalı Şaban F.'ya ait olup onun tarafından da mesken olarak kullanılan 4 numaralı bağımsız bölümlerin ortak eklentisi olan E 1 numaralı özel deponun eşit paylarla adlarına yazılı olmasına rağmen, davaya konu özel depodan kendisinin 43 m2 gelen yarıdan az bir bölümünü kullanmasına rağmen, davalının deponun yarı paydan daha fazla olan 79 m2'lik bölümü kullandığını bildirerek, kayıtta yazılı oranda yer kullanması gereken 61 m2'lik depo payı için eksik kullandığı ve davalı işgalinde olduğunu belirttiği 18 m2'lik yerden davalı Şaban Fidan'ın el çektirilmesine ve dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık ecrimisil tutarı olan 3600 YTL. ecrimisil tazminatının da tahsiline karar verilmesini istemiş, davalı davanın reddini savunmuş, Mahkemece her iki istemin kabulü üzerine, hüküm davalı Şaban Fidancı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davaya konu yer tarafların bağımsız bölümlerinin ortak eklentisi sayılan ve tapuda E 1 numarası ile gösterilen 122 m2'lik depodur. Deponun yer aldığı tapu kayıtlarına göre taraflara ait bağımsız bölümlerin bulunduğu binada 1983 yılından beri kat mülkiyeti kurulu bulunmaktadır. 1983 tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar davacı Hasan ile davalı Şaban zemin miktarları netleşmemiş depo alanından yerler kullandıkları ve dava tarihine kadar bir çekişmeye düşmedikleri açıktır. Depoda müşterek mülkiyet esası üzere hak sahibi olan taraflar bir araya gelerek depo kullanılması konusunda yazılı biçimde bir düzenleme yapmadıkları sürece, süre gelen hal üzere kullanıma muvafakatları var sayılır. Nitekim somut olayda da Hasan Fidancı tarafından davalı Şaban F.'ya deponun yarıdan fazla gelen bir bölümünü kullanmasına ses çıkarmadığı davacı vekilinin dosyaya sunduğu 14.6.2005 günlü (havale tarihli) dilekçesi ile de anlaşılmaktadır. Bu dilekçede müvekkilin bir dönem için davalının kendisinden fazla yer kullanmasına muvafakat etmiştir denilmek suretiyle bu olgunun kabul edildiği görülmektedir. Davalı tarafın depo yerinden yarı payı aşan 18 m2'lik bir yeri fazladan kullanması bu konuda uyuşmazlık çıkarılmadıkça davalıyı haksız duruma düşürmez. Eldeki dava açılıncaya kadar davalının haksız bir elatması var sayılmadığına göre dava tarihine kadar geçen süre için davalının ecrimisil ödeme yükümlülüğünün varlığı da düşünülemez. Açıklanan bu nedenlerle mahkemece ecrimisil istemine ilişkin talebin reddine karar verilecek yerde yasaya uygun düşmeyen gerekçe ile ecrimisil isteminin kabulü doğru görülmemiştir.
2- Mahkemece, davacının elatmanın önlenmesi hakkında ileriye sürdüğü istemde kabul edilmiştir. Hükmün bu bölümüne ilişkin davalı temyiz itirazlarına gelince; dava tarihine kadar davalı tarafça fazladan kullanıldığı anlaşılan 18 metrekarelik bölüm için bir muvafakatin varlığı doğru ise de, eldeki dava açılmakla, davacı tasarrufunda olması gereken bu bölüm hakkında bu muvafakat açıkça kaldırılmış sayılacağından, dava tarihi itibariyle elatma da haksız hale gelmiş bulunacağından 18 metrekarelik bölüm hakkında elatmaya ilişkin kurulan hüküm de hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 29.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy