(3402 S. K. m. 26, 27)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 31.10.2000 gününde verilen dilekçe ile meranın kullanım hakkının tespiti ve murazanın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 29.11.2005 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, kadim mera niteliğindeki taşınmaz üzerinde davalının çıkardığı muarazanın, kullanma hakkının tespiti ile giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece görevsizlik kararı verilmiş, hükmü davacı köy tüzel kişiliği temyiz etmiştir.
Gerçekten; 3402 sayılı Kadastro Kanununun kadastro mahkemelerinin zaman bakımından görev ve yetkisini düzenleyen 26 ve mahalli mahkemelerden devredilecek dava dosyaları ile ilgili işler hakkında yapılacak işlemleri gösteren 27. maddeleri hükmünce mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte genel mahkemelerin görevi sona erer ve mahalli hukuk mahkemelerince dava dosyasının görevsizlik kararı verilerek kadastro mahkemesine devri gerekir.
Somut olayda, her ne kadar İl Tarım Müdürlüğünün kadastro mahkemesine verdiği 08.06.2006 günlü yanıtla yetinilerek dava konusu taşınmazların kadastro tutanakları düzenlendiği kabul edilip, görevsizlik kararı verilmiş ise de, İl Tarım Müdürlüğünün gönderdiği tutanakların çekişme konusu parsellerle ilgili olup olmadığı kesin biçimde anlaşılamamaktadır. O halde mahkemece keşif yapılarak davanın mahalli hukuk mahkemesinde görülmekte olduğu sırada kadastro çalışmaları yapılmak suretiyle dava konusu taşınmazların tutanaklarının düzenlenip düzenlenmediği keşfen araştırılmalı, kadastro tutanağı gerçekten düzenlenmişse şimdiki gibi görevsizlik kararı verilmeli, aksi halde çekişmenin esası incelenerek hükme bağlanmalıdır. Bu yönde yapılmış bir araştırma olmadığından, eksik incelemeye dayalı kararın bozulması gerekmiştir.
Diğer taraftan; davacı köy ortaya çıkan muarazanın giderilmesi istemiyle birlikte merada aidiyet tespiti hükmü verilmesini de talep etmiştir. Aidiyet tespitine ilişkin bu gibi talepler mülkiyet çekişmesi olmadığından, inceleme yeri kadastro mahkemesi değil, genel mahkemedir. Kabule göre de, aidiyet belirlenmesi ile ilgili istem hakkında da görevsizlik kararı verilmesi doğru olmadığından hükmün açıklanan nedenden ötürü de bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 22.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy