(1086 S. K. m. 1, 8, 45) (492 S. K. m. 16) (YHGK 29.03.2006 T. 2006/14-91 E. 2006/115 K.)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.4.2006 gününde verilen dilekçe ile noter satış vaadi sözleşmeleri ve muvazaa iddiasına dayalı tapu kayıtlarının iptali ve davacı adına tescili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 27.7.2006 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı M. Türköver vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, noter düzenleme şeklinde satış vaadinin devri mukavelesi başlıklı sözleşmelere ve muvazaa iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemi ile 14.4.2006 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesine açılmıştır.
Mahkemece sözleşmelerdeki değerlere bakılarak görevsizlik kararı verilmiş, davacı vekili kararı temyiz etmiştir.
Davada 17.12.1986 tarih 54280 ve yine aynı tarihli 54281 yevmiye nolu ve 11.9.1990 tarihli düzenleme şeklinde satış vaadinin devri mukavelesi başlıklı sözleşmelere dayanılmıştır. Gerçekten bu sözleşmelerde satımı vaat edilen dava konusu taşınmazların ayrı ayrı 1.250.000 TL. ve 2.000.000 TL değerinde olduğu yazılıdır. Az yukarıda söylendiği üzere dava 14.4.2006 tarihinde açılmış, mahkemeden hukuki himaye bu tarihte talep edilmiştir. 492 sayılı Harçlar Kanunun 16. maddesince müdahalenin men'i, tescil, tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda, gayrimenkulün değeri nazara alınarak harç alınır. Mahkemelerin görev konusu düzenleyen HUMK. nun 1. maddesi gereğince de görev dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise görevli mahkemenin tesbitinde davanın açıldığı gündeki değerin esas tutulması gerekir. Diğer yandan taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı münhasıran Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevini tayin eden 8. madde kapsamında da değildir. Bütün bunlar dışında gerek harç sorununun gerekse görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu tartışmasızdır.
Böyle olunca, mahkemenin görevi belirlenirken sözleşmede yazılı değere değil davanın gayrimenkulün aynına ilişkin tapu iptali ve tescil davası olduğu düşünülerek dava konusu taşınmazların dava tarihindeki değerinin esas alınması gerekir. Yüksek Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.3.2006 tarih ve 2006/14-91-115 sayılı kararı da bu doğrultudadır. Bu durumda dava dilekçesinde dava değerinin 8.000 YTL gösterildiği nazara alınarak davanın esasına ilişkin inceleme ve araştırma yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken sözleşmelerdeki değer esas alınarak dilekçenin görev yönünde reddine karar verilmiş olması Dairemizin yerleşik içtihatlarına ve Hukuk Genel Kurulunun belirtilen emsal içtihadına aykırı olduğu gibi ayrıca, Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/64 esas sayılı dosyasında da aynı iddialarla açılan davanın varlığı da gözetilerek gerekirse HUMK. nun 45. maddesi uyarınca davaların birleştirilerek görülmesi gerektiği hususu gözetilmeksizin yazılı olduğu gibi karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 05.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy