(4721 S. K. m. 683) (1086 S. K. m. 421) (1136 S. K. m. 168)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 19.9.2005 gününde verilen dilekçe ile men'i müdahale, tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 12.9.2006 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, tapu ile malik bulunduğu 8 parsel numaralı taşınmazının kapsamı içinde yer alan bir kısım taşınmaz bölümüne, kuzey komşusu 7 parsel sayılı taşınmaz maliki davalı Arif Topaler'in elattığını ve yine elatılan bu bölümde bulunan yetişkin erik ağacının da davalı tarafça kesildiğini bildirerek, elatılan bölüme davalının el çektirilmesine ve kesilen erik ağacı için de 1.000 YTL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, davalı ise; her iki tarafa ait taşınmazların önceden bir bütün iken 25 yıl önce Halil Yorgancı'dan birlikte satın alındığını, ne var ki; satıcının resmi temlik işlemlerini yapmakta bir kısım engelleri bulunduğundan taşınmazların satış işlemlerini ancak 1998'de yapabildiklerini, tapudaki işlem tarihine kadar aralarında yaptıkları fiili taksime bağlı biçimde zilyetlik sürdürüldüğünü, erik ağacını kendisinin diktiğini, meyvesini kendisinin topladığını, çapa göre davacı taşınmazı içerisinde kaldığı anlaşılan ve kendisi tarafından kullanılan çok küçük bir bölümü de önceden beri paylaşımla kendisine düşen yer olarak kullanıldığını bildirerek davanın reddini istemiş, mahkemece elatılan taşınmaz bölümü bakımından istemin kabulüne, erik ağacı hakkında istenen tazminat bakımından ise diken ve yetiştirenin davalı Arif Topaler olduğunun anlaşılması nedeniyle tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Taşınmazların taraflar adına tapuya bağlanmalarından çok önce satın alınmış bulundukları ve taraflarca fiilen taksim ile ayrı ayrı kullanıldıkları ve yine elatıldığı belirtilen taşınmaz bölümünün önceki kullanım durumuna göre davalı Arif Topaler'e bırakılan bölüm de yer aldığı mahalli bilirkişi Mustafa Erkan ve davalı tanığı Rahim Baltacı tarafından da bildirilmiş ise de; iki taşınmazın tarafların satın almalarından önce ayrı ayrı çapa bağlandıkları ve ayrı ayrı taraflara satışlarının yapıldıkları açıktır. Dava mülkiyet hakkına dayanılarak açılmıştır. Medeni Kanunun 683. maddesi hükmüne göre bir şeye malik olan kimse hukuk düzeni sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi her türlü haksız elatmanın önlenmesini de talep edebilir. Somut olayda, mülkiyet hakkına dayanıldığına ve uyuşmazlık konusu taşınmaz bölümünün çap kapsamı ile davacı mülkiyet alanında yer aldığına göre bu bölümün mülkiyeti hukuken davacı elinde bulunduğuna göre tecavüzde bulunanın el çektirilmesini isteme hakkı mevcuttur. Mahkemece bu madde uyarınca hüküm tesis edilmiş bulunduğundan elatmaya ilişkin hükümde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Açıklanan bu nedenlerle davalı vekilinin hükmün elatmaya yönelik bölümüne yönelttiği temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Davalının, mahkemenin tazminat isteminin reddine ilişkin kurduğu hüküm bakımından davalı yararına ücreti vekalet takdir edilmediği yönündeki temyiz istemi ise yerindedir. Vekille temsil edilen davalarda istemin red ve kabul biçimine göre taraflar yararına avukatlık ücreti takdiri HUMK.nun 421. maddesi hükmü ve 4667 sayılı Avukatlık Yasasında değişiklik yapılmasına dair kanunun 81/son maddesi gereğidir. Davacı istemleri içinde yer alan tazminat isteminin reddine karar verildiğine göre reddedilen bu istem için vekille temsil edilen davalı yararına ücreti vekalet takdiri gerekirken bundan zuhul bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1.numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 25.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy